https://www.duolingo.com/ssaill

participal adjectives

participle phrase, participle adjectives, participle clause,

Bunların anlamları nedir ne işe yararlar türkçe anlatımlı kaynak bulamadım bu isimlerle ilgili, farklı bir isim olarak mı geçiyorlar acaba bilgilendirebilirseniz çok sevinirim. Özellikle participal adjectives. Çok teşekür ederim.

2 yıl önce

3 Yorum


https://www.duolingo.com/godhunter

PARTICIPLES İngilizcede üç tür ortaç vardır:

  1. Present participles (taking, making …)
  2. Past participles (took, made …)
  3. Perfect participles (having taken, having made …)

Bunlardan başka, present participle’ın edilgen biçimi (being taken, being made …) ile perfect participle’ın edilgen biçimini de (having been taken, having been made …) saymak gerekir. Şimdi tüm bunları örneklerle inceleyelim.

Present & Perfect Participles

  1. Kimi zamanların (tenses) kuruluşunda kullanılırlar:

He is running in the forest. Ormanda koşuyor.

We were living in Rome. Roma’da oturuyorduk.

  1. Present participle’lar, sıfat cümleciklerinin (relative clauses) kısaltılmış biçimi olarak kullanılabilirler. Aralarında anlam farkı yoktur:

The person who is sitting over there is my brother. sıfat cümleciği The person sitting over there is my brother. present participle Orada oturan kişi erkek kardeşimdir.

Cümlede -ing almış bir fiil varsa, bunun present participle olup olmadığını anlamak için, kendisinden önce gelen isme “hangi?” sorusu sorulur (hangi kişi?). Eğer -ing almış fiil bu soruya cevap veriyorsa, yani o ismi niteliyorsa (orada oturan kişi) present participle demektir.

The man speaking to your mother is the new teacher.(hangi adam?) Annenle konuşan adam yeni öğretmen.

We need a new hall seating 500 people. 500 kişilik yeni bir salona ihtiyacımız var.

The watchman noticed somebody hiding behind a tree. Bekçi, ağacın arkasında saklanan birisini farketti.

  1. Duyu fiilleri (hear, see, find …) ile present participle kullanılır:

I heard someone laughing. Birisinin güldüğünü duydum.

I saw my friend crossing the street. Arkadaşımı caddeyi geçerken gördüm.

  1. Tarz ya da vasıta göstererek bir işin nasıl yapıldığını anlatırlar. Türkçeye çoğunlukla “-erek, -arak” olarak çevrilir:

My father earns a living driving a taxi. Babam taksicilik yaparak geçimini sağlıyor.

We spent the whole evening watching a terrible film. Bütün bir akşamı berbat bir film seyrederek geçirdik.

Bu tür fiillerden önce by da kullanılabilir:

We wanted to save energy by cutting off the electricity. Elektriği keserek enerji tasarrufu yapmak istedik.

  1. Present & perfect participles, zarf cümleciklerinin (adverb clauses) kısaltılmış biçimi olarak kullanılabilirler. Aralarında anlam farkı yoktur:

After I had watched TV, I went out. = Having watched TV, I went out. Televizyon seyrettikten sonra dışarı çıktım.

Although I was feeling ill, I went to school. = Feeling ill, I went to school. Kendimi hasta hissetmeme karşın okula gittim.

Because she had been invited to the cinema, she felt happy. = Having been invited to the cinema, she felt happy. Sinemaya davet edildiği için mutlu oldu.

Past Participles

  1. Kimi zamanların kuruluşunda:

I have been invited to the party. Partiye davet edildim.

A new bookstore is going to be opened next month. Gelecek ay yeni bir kitapçı açılacak.

  1. Edilgen olarak kullanılmak kaydıyla past participles sıfat cümleciklerinin (adjective clauses) kısaltılmış biçimi olabilir:

Anyone who is bitten by a dog should be given a shot. adjective clause Anyone bitten by a dog should be given a shot. past participle Köpek tarafından ısırılan kişiye iğne yapılmalı.

The boy who was encouraged by his coach decided to enter his name in the contest. = The boy encouraged by his coach decided to enter his name in the contest. Antrenörü tarafından teşvik edilen çocuk yarışmaya girmeye karar verdi.

  1. Zarf cümleciklerinin (adverb clauses) kısaltılmış biçimi olurlar:

Because the student was rejected by the school, he felt unhappy. zarf cümleciği Rejected by the school, he felt unhappy. past participle Okul tarafından reddedildiği için üzüldü.

  1. Have ve get başta olmak üzere belli fiillerin nesnelerini izleyebilirler:

I must get the breakfast cooked. Kahvaltıyı hazırlamam lazım.

He got his wrist broken. Bileğini kırdı.

When did you last have your hair cut? ALINTIDIR

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/ssaill

Çok teşekkür ederim çok açıklayıcı olmuş.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/godhunter

faydalı olduysa ne mutlu bana

2 yıl önce
Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.