1. Forum
  2. >
  3. Konu: English
  4. >
  5. "I look like you."

"I look like you."

Çeviri:Ben sana benziyorum.

January 11, 2014

41 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/emlcvdv

Çevirisi 'Ben sana benziyorum.' şeklindeyse 'Ben senin gibi bakıyorum.' cümlesinin çevirisi nedir?


https://www.duolingo.com/profile/ProwlingParis

Şu şekilde oturtalım:

Yukarıdaki cümledeki ifade deyimseldir ve o kadar yaygındır ki, en az kelime kullanılarak, en kısa şekilde söylenen hali ile "benzemek" durumunu belirtir.

Daha az yaygın olan diğer mana için ise deyimsel kalıptan çıkmak lazım. En gereklisi baktığın şeyin ne olduğunu belirtmek, öbür türlü denedim bir sürü hepsinde ilk deyimsel anlam geliyo kulağa :-) Bir de en temizi "look" yerine "see" kullanmak. See = görmek tabi bakmak değil ama yine de zaten bakıştan çok görüşün özellikleri vardır, ona buna benzer, vs.

Mesela: "I look at it the same way you do" olabilir. Ya da "I see like you" da mubahtır.


https://www.duolingo.com/profile/emlcvdv

Teşekkür ederim.


https://www.duolingo.com/profile/velevelevele

LOOK LİKE BERABER KULLANILINCA BENZEMEK. LOOK TEK KULLANILINCA BAKMAK ANLAMINA MI GELİYOR ACABA????


https://www.duolingo.com/profile/ersinturac

look(görünmek) + like (gibi)=benzemek manası çıkıyor.

look at ise bakmak oluyor. "at" edatının kullanılma sebebi yok fiille birlikte kullanılınca farklı anlamlar kazandırması. görünmek anlamında ki "look" u bakmak fiiline dönüştürdü look at olarak.ufak bir araştırma sonunda diğer durumları da bulabilirsin.


https://www.duolingo.com/profile/omer.yilmaz

Like kelimesi ingilizcede bazen benzemek anlamına hangi anlamda olduğunu biraz mantıkla anlayabilirsin mesala cümleye beğenmek anlamındaki like uyuyosa ve mantıklıysa onu benzeme anlamındaki like uyuyosa ve mantıklıysada öyle çevirirsin cümleyi


https://www.duolingo.com/profile/cgulkaya

senin gibiyim farklı bir anlam mı içeriyor


https://www.duolingo.com/profile/TwistKhan

Bu "like" ın kaç anlamı var yav?


https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

like teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı sevmek Tom'u sevmekten başka çaren yok. - You can't help but like Tom.

Onu sevmekten başka çaren yok. - You can't help but like him.

hoşlanmak beğenmek Tom'u beğenmek zorundasın. - You've got to like Tom.

İnsanlar onun tablolarını beğenmek için geldiler. - People came to like her paintings.

{s} gibi Bu, peynir gibi kokuyor. - This smells like cheese.

Bunun gibi bir kamera almak istiyorum. - I would like to get a camera like this.

{e} falan Ermiş falan değil o. Öyleymiş gibi duruyor sadece. - He's not a saint. He just looks like one.

likes and dislikes sevdiği ve beğenmediği şeyler {i} benzer İki erkek kardeş iki bezelye tanesi kadar benzer. - The two brothers are as like as two peas.

O, biraz babasına benzer. - He is a bit like his father.

{f} istemek O çok kötü bir filmdi, değil mi? Evet. İçimden paramı geri istemek geliyor! - That was such a bad movie, right? Yeah. I feel like asking for my money back!

{e} gibi, -e benzer {i} benzeri Ben erkek kardeşime benzerim. - I am like my brother.

Ben elma ve muz ve benzeri farklı meyveler yedim. Ayrıca iki patates yedim. - I ate different fruits like apples and bananas and such. I also ate two potatoes.

{i} zevk New York, Chicago ve Boston gibi heyecan verici şehirleri ziyaret etmekten zevk alıyorum. - I enjoy visiting exciting cities like New York, Chicago, and Boston.

Sporu rekabet için değil zevk için yapıyorum. - I like to play sport for fun not for competition.

(bağlaç) sanki, güya dilemek Bu sabah için özür dilemek istiyorum. - I'd like to apologize for this morning.

Özür dilemek istiyorum. - I'd like to apologize.

{f} iste İstediğinizi seçebilirsiniz. - You may choose what you like.

Benimle dans etmek ister misin? - Would you like to dance with me?

imsi -imsi {i} eş Tom Chris'e onun eşarbını sevmediğini söylediğinde, o ondan kurtuldu. - When Tom told Chris he didn't like her scarf, she got rid of it.

Yasalar örümcek ağı gibidir, küçük sinekleri yakalayabilirler fakat yaban arısı ve eşek arılarının geçmesine izin verirler. - Laws are like cobwebs, which may catch small flies, but let wasps and hornets break through.

-mis gibi sempati duymak bağ Bağlantıları değiştirmek ister misin? - Would you like to exchange links?

Bağımsız olmayı severim. - I like being independent.

sonek -ımsı conj. sanki eşit Bütün renkleri eşit derecede severim. - I like all the colors equally.

Gerçek aşk ebedidir, sonsuzdur ve hep kendi gibidir. Eşit ve saf, abartılı sergilemeler olmadan: özünde hep gençtir ve beyaz saçlarla görünür. - True love is eternal, infinite, and always like itself. It is equal and pure, without violent demonstrations: it is seen with white hairs and is always young in the heart.

özelliği Görünüşe göre Google o özelliği artık kullanmıyor. - It looks like Google deprecated that functionality.

{f} hoşlanmak, sevmek; beğenmek. like a bolt out of the k.dili. beklenmedik bir şekilde, birdenbirerağbet etmek müşabih lifelike -in özelliği ilg.gibi {f} hoşuna gitmek-miş gibi {i} aynı Ancak Japonya hâlâ diğer ülkeler tarafından yeterince anlaşılamamıştır, ve Japonlar, aynı şekilde, yabancıları anlamayı zor bulmuştur. - Yet Japan is still not sufficiently understood by other countries, and the Japanese, likewise, find foreigners difficult to understand.

Tom, Mary'nin kullandığı aynı parfümü kullanıyor gibi kokuyor. - It smells like Tom is wearing the same perfume that Mary is.

{s} olası Böyle bir durumun tekrar olacağının olası olmadığını düşünüyorum. - I think it's unlikely that a situation like this one would ever occur again.

Trafik kazalarının yağışlı günlerde meydana gelmesi olasıdır. - Traffic accidents are likely to occur on rainy days.

workmanlike {i} beğeni Oda farklı görünüyor, şimdi daha çok beğeniyorum. - The room looks different, now I like it more.

Mary'nin görünme şeklini beğeniyorum. - I like the way Mary looks.

güya sanki Sanki o seni başka bir dünyaya çekecek. - It feels like it's going to absorb you into another world.

Sanki onun ne olduğunu biliyormuş gibi konuşma. - Don't talk ... as if you know what it's like...

tutmak Giderleri düşük tutmak istiyorum. - I'd like to keep expenses down.

Güzel bir gün ve canım balık tutmak istiyor. - It is a fine day and I feel like going fishing.

beğenir


https://www.duolingo.com/profile/asanovas

Senin gibiyim olmaz mi


https://www.duolingo.com/profile/incikin_

"I am like you" demiş olurdunuz. Hangi açıdan benzediğiniz anlaşılmazdı. "Look like" derseniz dış görünüşü kastettiğiniz anlaşılır.


https://www.duolingo.com/profile/whitegirl5

"look like" birlikte kullanıldığında benzemek anlamı taşır. like ise gibi. ı'm like you senin gibiyim...


https://www.duolingo.com/profile/muazzez23

yorumlara baktım ama bişey anlamadım. look bakmak. like benzemek değil mi


https://www.duolingo.com/profile/emlcvdv

Kelimeleri tek bir anlamıyla düşünmeyin. Daha çok kelime grupları şeklinde aklınızda tutmaya çalışın. I look like you: 'Senin gibi görünüyorum' demektir benim bildiğim kadarıyla. Ayrıca Türkçe'den de pay biçebilirsin. Örneğin Türkçe öğrenmek isteyen biri, 'Gurur duymak' deyimini öğrenmeye çalışsa ve buradaki duymak kelimesini gerçek anlamıyla anlasa işin içinden çıkamaz. O yüzden kelime grupları olarak akılda tutup öyle öğrenmeye çalışmak bence daha etkili bir yöntem olur. Umarım yardımcı olmuştur.


https://www.duolingo.com/profile/beyza955930

Teşekkürler güzel açıklama oldu :))


https://www.duolingo.com/profile/muazzez23

senin gibi görünüyorum da olur değil di. daha mantıklı geldi


https://www.duolingo.com/profile/ferdi48130

Yuh bana= Seni gördüğüme sevindim yazdım, uzak ara dipteyim :)


https://www.duolingo.com/profile/falconblue

Bana benziyorsun=you look like me midir?


https://www.duolingo.com/profile/muhammet344275

Look like = benzemek anlamındadır yani I look like you ben sana benziyorum demek


https://www.duolingo.com/profile/FatimaAliy6

Bu arada 'as' ile 'like' farkı ne?


https://www.duolingo.com/profile/EbruDoganK

Like. Hoslandigimiz seylervicin soylenmez mi mesela I like football gibi


https://www.duolingo.com/profile/derya675868

Bakmani seviyorum dedim


https://www.duolingo.com/profile/ruzgar_atad

Sana bakmayı seviyorum yazdım :D Ama ögrenicem


https://www.duolingo.com/profile/farukcngz

"Beni sevdiğini görüyorum" dedim ya la :)) duolingo duman altı :))


https://www.duolingo.com/profile/AyeAydomu1

Senin gibiyim diye çevirince yanlış mı olur?


https://www.duolingo.com/profile/Isimsizkul

küfür ban sebebi değil mi kanser etti kardeş look bakmak değil mi nasıl bu anlama geliyor


https://www.duolingo.com/profile/dragotreis

Ben senin gibi görünürü. Benim görünüşüm senin gibi


https://www.duolingo.com/profile/hazal927562

I look like you = Bana bakmanı seviyorum demek değil mi ?


https://www.duolingo.com/profile/BkDgl
  • 1395

Sen yazınca kabul etmeyip doğru cevabı siz olarak gösteriyor.. Bu nedir yahuu


https://www.duolingo.com/profile/BeratEmin10

bende olmadı ama sen yazdım doğru dedi


https://www.duolingo.com/profile/MuhammedKe624909

sana hoşlanarak bakıyorum yazdım nesi yanlış


https://www.duolingo.com/profile/FatimaAliy6

Bu arada as ile like farkı ne


https://www.duolingo.com/profile/tansudasli

he is as a nurse. hemşire gibi. ve hemsire

he is like a nurse. hemşireye benzer. ma hemşire değil

diye hatırlıyorum..


https://www.duolingo.com/profile/AhmetEmre87037

Şimdi bu fiil simple present değil mi? "Ben sana benzerim." neden yanlış? Başka sorularda simple present'ı (Türkçe'de kullandığımız gibi)present continious olarak çevirince yanlış kabul ediyor.


https://www.duolingo.com/profile/-PJM-

"I like you" sana benziyorum/benzerim anlamı çıkıyor. "I look like you" "sana beğenerek bakıyorum" anlamı çıkıyor.


https://www.duolingo.com/profile/-PJM-

"Ben tam sana benzerim" neden olmuyor?


https://www.duolingo.com/profile/murat784935

"Senin gibi görüyorum" diye çevirdim oldu. Bu bana daha mantıklı geldi.


https://www.duolingo.com/profile/Elif816166

Look ve like niye yan yana eş anlamlı değilmi

Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.