Duolingo, dil öğrenmek için dünyadaki en popüler yollardan biridir. En önemlisi, %100 ücretsizdir!

https://www.duolingo.com/Hrdrck

İNGİLİZCE KALIPLAR

Elimin altındaki bazı kalıpları paylaşıyorum. kategorize edecek vaktim yok. bu şekilde kalıp olarak çalışmak epey faydalı.

in fact >> aslında actually >> sahiden, gerçekten, aslında almost >> hemen hemen, neredeyse perhaps >> muhtemelen, belki probably >> muhtemelen unfortunately >> maalesef, ne yazık ki fortunately >> neyse ki, neredeyse, iyi ki, Allahtan also >> -de, -da, ayrıca certainly >> tabi, elbette recently >> son günlerde currently >> şu an

I guess >> sanırım I see >> 'anladım, anlıyorum' anlamında I think >> bence I mean >> yani, demek istediğim In my opinion >> bana göre, bence I don't care >> umurumda değil I don't mind >> farketmez, bana uyar It doesn’t matter >> önemli değil, bir önemi yok I’m back >> döndüm, geri geldim I got it >> buldum! yaptım! ettim! vs. gibi That’s it >> hepsi bu! so be it >> iyi öyle olsun/peki öyle olsun gibi anlamlarda kullanılabiliyormuş

Can you imagine? >> düşünebiliyor musun? any question? >> sorusu olan? be right there >> hemen geliyorum

Here we go >> gidiyoruz, başlıyoruz Here we are, here i am >> işte geldik-geldim, burdayım! Time to go-breakfast… >> gitme vakti, kahvaltı vakti… Check it out >> izleyelim, bakalım Take a look >> izleyelim, bakalım, görelim anlamında as soon as possible >> en kısa zamanda, mümkün olduğu kadar çabuk, ilk fırsatta

Time’s up >> süre bitti! give up >> pes etmek

Hey there? >> orda mısın? Shame on you >> utanmalısın, utan!

anyway – whatever >> her neyse never mind >> unut gitsin, boşver by the way --> bu arada (yazışmalarda, internette vs 'btw' diye de yazılabilir) my way >> benim yönüm-tarzım (i do it my way mesela, istediğim şekilde yaparım,tarzımla yaparım no way! >> olamaz! get out my way >> çekilin yolumdan! here near >> orda burda

Excuse Me ? >> bakar mısınız?, pardon, izninizle

done? >> bitti mi, yaptin mi anlamında right? >> 'öyle değil mi?, değil mi?'

Not at all , No worries , Thats Ok , Thats Alright , No Problem,You're welcome >> birşey değil

what's up? >> ne var ne yok?, durum nedir? (Cevap olarak o andaki durumunu söyleyebilirsin. "Just hanging out" gibi mesela. ya da "nothing" "not much" kalıpları kullanılır - )

what’s the matter? >> sorun ne?, problem ne? what’s going on? >> neler oluyor? How is it going? >> nasıl gidiyor? How are you doing? >> nasılsın? nasıl gidiyor? gibi What are you doing --> napıyorsun? naber? anlamlarında What are you talking about? >> Sen neden bahsediyorsun? (Neden söz ediyorsun, ne diyorsun sen?) What do you mean? >> Ne demek istiyorsun? - Neyi kastediyorsun?

Are you kidding me? >> Benimle dalga mı geçiyorsun?

i am doing good >> iyi gidiyor Pretty good >> cok güzel anlaminda

there is no option-other way >> başka seçenek yok-başka yolu yok! no option! >> seçenek yok!

take it easy >> Ağır ol,sakin ol Cooldown – calmdown >> sakin ol! be cool >> sakin ol be smart >> akıllı ol good for you >> aferin do something >> birşeyler yap give me a favor >> bana bir iyilik yap dont get me wrong >> yanlış anlama

good appetite, bon appetite >> afiyet olsun get well soon >> geçmiş olsun god bless you >> çok yaşa and the same to you >> sen de gör! Have a heart! >> insaf be!

It's me 'xXx' >> 'Benim 'xXx' kapıdan girdin, kimsin diye soruldu vs gibi durumlarda

forgive me --> beni affet, bağışla

that`s none of your business >> bu seni ilgilendirmez! What is it to you? ==> Sana ne ?? What is it to me? ==> Bana ne?

In other words >> başka bir deyişle

Get out Get out of here Get the f*ck out of here >> Defol.

What is going on here? What the hell is going on here? What the f*ck is going on here? >> Ne oluyor burda?

''On the earth'' kalıbı,lanet olası gibi bir şey.Mesela eve gidiyorsunuz hiç tanımadığınız bir adam evde;

Who is this guy on the earth?

Even kalıbı,bile demek.Sonrasında isim kullanılır. Anyone can do that, even Ahmet. >> Bunu herkes yapabilir, Ahmet bile.

Keep + doing something.Bir şeyi yapmayı sürdürmek,devam ettirmek. I keep doing my homework. Keep it yourself >> Kendine sakla.Kimseye söyleme.

My nose is running >> Burnum akıyor.

bloody hell! -------Hadi ordan! (İngilizler kullanıyor)

keep it change-------Üstü kalsın

how nice can that be —> ne kadar iyi olabilir ki !?

keep your promise! —> sozunu tut! forgive me —> affet dont fool around —> oynama (argoda el-kol sakalasmasi esnasinda soylenendir) dont under-estimate me! —> beni kucumseme! take responsibility —> sorumluluk al ! get well soon –> geçmiş olsun

ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? –> ……………Can you understand what i mean? ……………Do u understand What im explaining to you? ……………ingiltere ing.o u understand what i’m explaining to you? ……………amerikan ing. do you know what i mean? ...........Do you understand what i am talking about?

you should defend me —> beni savunmalisin dont take sides —> tarafff tutma! hows your studies —> derslerin nasil can you be open with me —> benimle acik ol i wanna be open with you —> seninle acik konusmak istiyorum dont need to say much —> fazla soze ne gerek! i m bored of this conversation —> bu konudan sıkıldım im bored of this place —> bu mekandan sıkıldım thats the last place to go to —> o gidilecek en son yer im here to doss —> gezmeye geldim buraya pay attention to what i saying —> söylediklerimi dikkate al theres some facts i need to explain —> anlatmam gereken gercekler var take some time off —> biraz dinlenmelisin take a break —> ara ver you are going over your limits —> sınırlarını asıyorsun ! watch your boundaries —> haddini bil! i ** stressed out there days —> bu aralar gerginim ive been stressed lately —> son zamanlarda gerginim thanks to me —> benim sayemde it has to be like this —> boyle olmasi gerekiyorr

what have you been up to ? == ne haltlar karistiriyorsun shouldn't you be at work ? === iste olman gerekmez mi you been keeping busy ? ==== yogunmuydun Haven't we met before ? === daha once tanismamismiydik (tipik kizlara solenen yalan :) couldn't be better === bundan iyi olamam keeping my self busy === ugrasiyoruz iste been up to no good === bir derdim yok same as usual === herzamanki gibi so-so === soyle boyle let's go for a drink === hadi bisiler icelim I'm snowed under === isim basimdan askin have you met ? tanistiniz mi (sonuna isimde atabilirsiniz have you met mustafa gibi) how you doing === nasil gidiyor how you been === nasilsin nice meeting you === tanistigimiza sevindim what a pleasure to meet you === sizinle tanismak buyuk zevk I'm glad to meet you === tanistigimiza memnun oldum I have heard so much about you === sizin hakkinizda cok sey duydum I'm sorry what was your name again ? === pardon ,isminiz neydi ( ismini yaklayamadinizda yada tekrar sorma ihtiyacinda )

how's with you === naber can I call you back ? something has come up ? ben seni sona arayabilirmiyim . simdi bi isim ciktida

I won't keep you any longer === seni daha fazla tutmayayim ready to roll ? === tuyelim m i let's blow this pop stand === bu b*tan yerden gidelim let's hit to road === yola koyulalim I'll see you real soon === yakinda gorusuruk catch you later === yakinda gorusuruz let's get together soon === bi ara goruselim see you then ==== soan gorusuruz see you soon === yakinda gorusmek uzere It's been a real pleasure === tanismaktan zevk duydum (it was ) nice to see you === sizi gordugume sevindim good to see you dersenis ; sizi gordugum iyi oldu olur

retreat == kacalim let's keep in touch === baglantimizi koparmayalim I'll be in touch === ararim seni sure == tabi ... mesela biri gecebilirmiyim yada su sandalyeyi alammi dediginde kisaca sure diyebiliriz

right on == cok dogru i agree == ayni fikirdeyim well said === aynen oyle that's for sure === bu kesin I have no problem with that === buna bi diyecegim yok herhangi bi problemim yok

it's good enough == yeterince iyi it'll do == ise yarar i like it == hosuma gitti i love it == bayildim i think it's great === bence harika it couldn't be better yada never been better === daha iyisi olamaz

that's just what i needed === tam istegim yada ihtiyacim olan sey i dig it == caktim olayi i see what you meen === ne demek istedigini anladim i know what you meen === ne demek istedigin biliyorum i got you yada gotcha === anladim i got it === anladim get it yada do you get it == anladin mi do you see what i meen === nedemek istedigimi anliyormusun

are you with me on this == bu konuda hemfikirmiyiz not a chance === imkani yok no way == dunyada olmaz yada olamaz you missed the boat === meseleyi anlayamiyorsun you are wrong == yaniliyorsun that's not true == bu dogru degil you'r dead wrong === tamamen yaniliyorsun baloney === palavra bullshit == sacmalik that's load of crap === sacmaligin daniskasi that's a big fat lie === bu koca bi yalan that's out of the question === bu soz konusu olamaz

that's insane === bu cok sacma it stinks yada it sucks yada it awful == berbat i don't care for it == o beni acmadi it's not my style == benim tarzim degil i can't stand it === ona tahammul edemiyorum

it's not for me === bana gore degil not a chance === imkani yok you're out of luck === hic sansin yok save your breath === bosuna nefes tuketme over my dead body == cesedimi cignemen lazim :) you don't have a leg to stand on === desteksiz atiyosun

you're way of base === mevzuya uzaksin listen up yada here=== beni dinle hear me out === lafimi sonuna kadar dinle manasinda now hear this === iyice dinle kulaklarini acta dinle gibi do i have your hear === beni dinliyormusun

look at this yada take a look at this === buna bak I'm talking to you === sana soluyom that's a sight for sore eyes === bakmaya doyum olmaz :) did you heard what happened === olanlari duydun mu guess what i just found out === bil bakalim ne ogrendim you got a minute === bi dakkan var mi can we talk === konusabilirmiyiz

make no bones about it === mirin kirin etme here's the bottom line === demem o ki ... what's your point === soylemek istedigin ne what's the point === mevzu ne read my lips === agzimdan cikani dinle lay it on the line === acik acik soyle cut the crap === kes sacmalamayi stop beating around the bush === lafi dolandirip durma so it would seem === oyle gorunuyor as I've said === soledigim gibi ... their bosom buddies == can ciger kuzu sarmasi we're pretty tight === baya yakiniz care if i join you === size katilmamda sakinca var mi care to join us ? === bize katilmak istermisin

could i buy you a drink === size bi icki alabilirmiyim could i have the next dance === sonraki dansi bana lutfedermisiniz don't i know you from somewhere === sizi bi yerden taniyomuyum :) let's get out of here == hadi burdan defolup gidelim i'm standing behind you == senin arkandayim you can count on me === bana guvenebilirsin i'm here if you need me === bana ihtiyacin olursa burdayim give it your best === elinden geleni yap hang in there === dayan cesaretini yitirme

stick it out === sonuna kadar dayan give it shot === bi dene keep at it === israrla devam et go on yada get going yada get moving == devam et knock your self out === disini tirnagina tak are you just going to sit there === orda oylece oturacan mi is that it === bu kadar mi

that won't do it === bu ise yaramaz just a minute === bi dakika hold your horses == bekle biraz every thing will come together === hersey yoluna girecek there's time for everything == herseyin bir zamni vardir take one day at a time === takma kafana take good care of it == ona iyi bak keep an eye on it === ona gozun gibi bak now you've done it === simdi ayvayi yedin slow down === yavas ol be calm yada calm down yada calm yourself simmer down ==== sakinles is he nuts == delimi ne what's your deal === sorunun ney

have you lost your mind === kafayimi yedin what's with you === neyin var i don't get it === anlamadim would lie to you === sana yalan solermiyim let me myself clear === musade et derdimi bi anlatayim allow me to clarify === musade et de aciklayim you're taking out of kontext === lafi baska yere goturuyosun

it's for sure === kesin it's a sure thing === kesin it's a clear as day === gun gibi ortada any fool can see it == anlamamak icin gerzek olmak lazim it's as good as done === oldu bitti you can't fool me === beni kandiramazsin that's the way it goes === hayat boyle every cloud has a silver lining === her iste bi hayir vardir by the way ... === bu arada ....

if you ask me ... === bana sorarsaniz .... what was that === ne dedin anlamindandir please write it out === yazarmisiniz lutfen be my guest === elbette ,buyrun sorry to be a bother === rahatsiz ettigim icin ozur dilerim same to you === sanada likewise=== bende , aynen be there in a minute === bi dakka sona orda olurum could i be excused === beni mazur gorurmusunuz i didn't mean it that way === oyle olsun istemedim

i didn't mean it === onu kasdetmedim i take the blame === suc benim that's all right yada that's okay yada it's okey === onemli degil dont worry about it === merak etme smart-ass === ukala watch it == dikkat et watch yourself === gergin ortamda ayagini denk al anlaminda as if i care yada like i care === sanki umrumda i overslept === uyuya kalmisim farewell === elveda

Make yourself at home ---> Kendini evinde gibi hisset, rahatına bak Be my guest ---> Keyfine bak demektir. Örneğin birisi "sandalyeye oturabilir miyim?" diye sorduğunca cevap olarak kullanılabilir.

I don't give a f*ck:Beni hiç ilgilendirmiyor.

I don't give a flying f*ck:Beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor.(Burda flying hiç katsayısını yükseltiyor)

Correct me if i'm wrong:Yanlışsam beni düzeltin.

Consider it done:Olmuş bil.

Fire away:Soru sormak

Are you high?:Kafan mı iyi?

I can't be arsed... (to work, to go vs) "Uğraşamam" gibi bir manası var. İngilizler falan kullanıyor genelde sanırsam.

Scooch over Kenara kay... Koltukta oturan birine söylüyorsunuz mesela kenara kayıp yer açması için

Bir iki cesaret ve "ball" ilişkisi.. :D Balls of steel (yine cesur manasında... he's got balls of steel. ) He's got a pair. (Cesur manasında)

Balls! (Dammit! Goddamn! vs benzeri )

dragging one's feet (bir şeyi erteleyip durmak, oyalanmak.... "stop dragging your feet" )

pulling one's leg (kafa bulmak, kandırmak ... "Are you pulling my leg?" )

talk to my hand. ..............umrumda degilsin ilgilnmiyorum bir diger anlami shut up safe and sound...............sag salim ulasmak are you out of your f%#^]n mind?........ aklinimi kacirdin irish twins.....1 sene aralikla dogan kardeslere deniyor:) egg alert.......biri pirtladiktan sonra soylemesi erken uyari deja boo.....ayni hallowen kostumunu her sene giymek mac envy.......mac kullanicilarini kiskanma

"I just upgraded to Vista." "I got a mac." "BITCH!" "That's a case of mac envy if I ever saw it."

no drama......hersey yolunda food baby.....cok yediginizde gobek siser siskinligie deniyor no hair of my balls.......butun enkaza ragmen iyimser olmak;) cheappuccino.......dandik kahveye verdikleri isim bizde pki 3+1 ler gibi cubicle coma..... sabah kotu kalktiniz fakat yogun bir gununuz var birden enerji gelir bu duruma deniyor. ex with benefits....ayrilmis ciftlerin fiziksel birlesmesi gay buffer....otobuste parkta hemcinsinizin yanina oturuken bir bosluk birakiriz o araligi verilen isim shut up and keep talking!.......bir olayi anlatirken gereksiz detaylar veriliyorsa bu cumle soylenir.birak onuda ne oldu onu anlat gibi

sugar honey iced tea!

sugar....S honey....H iced.......I tea........T

bunlar pek kullanilmaz tabi ama dikkatimi cekenler

looking for --> aramak, göz gezdirmek, araştırmak. Cümlede: I'm looking for a job - İş arıyorum. Yani örneğin iş arıyorum derken I'm searching a job değil, I'm looking for a job şeklinde tercih edilir. Veya I'm looking for an action movie. DVD mağazasına giren birinin "bir aksiyon filmi arıyorum" demesi gibi.

Bir de şöyle bir örnek vereyim ki gerçekten yararı olacağına inanıyorum:

Örneğin: I'm looking for an action movie which has a horror theme at the same time.

Aynı zamanda korku içeriğine de sahip olan bir aksiyon filmi arıyorum.

Burada dikkat çekmek istediğim nokta "which" idir. Normalde Which ingilizcede "hangi" demektir. Fakat böyle cümlelerde which cümleyi birbirine bağlar. Eğer bahsettiğiniz şey bir nesne değil de kişiyse which değil who kullanırsınız.

Örneğin: I'm looking for someone who is too lazy. I've heard that he is working with you.

"Oldukça tembel olan birini arıyorum (yani buralarda olduğunu biliyor o tembel birinin, "şu tembel olan adam var ya hani, onu arıyorum" der gibi diyor). Seninle çalıştığını duydum."

Burada Who'dan önce gelen kelimeleri silelim. Sonuç Who is too lazy? şeklinde "Kim oldukça tembel?" şeklinde soru cümlesine dönüyor. Ama tüm cümleyi ele alınca yukarıdaki anlam çıkar.

Bu arada yeri gelmişken şunu da belirteyim, cümledeki I've heard that he is working with you bölümünde de who ile which'in görevine benzer görevde olan "that" vardır. Örneğin That he is working with you desek anlamsız bir cümle çıkar değil mi? Ama I've heard that şeklinde başlarsak eğer (veya başka bir fiil), ardından gelecek olan eyleme "-uğunu, -ığını, -üğünü" vs. gibi anlamlar ekler o that kelimesi. (bkz. "seninle çalış-"tığını" duydum)

"What's up?" aslında genelde cevap isteyen bir soru değildir. Mesela yolda yürürken bir arkadaşınız size "heey,what's up?" diyebilir. "hey buddy, how are you doing?" ya da "hey, how are you?" şeklinde cevap verebileceğiniz gibi, "not much." kalıbını kullansanızda yanlış olmaz. kafanıza göre "good,cloudy" falan da diyebilirsiniz. hatta yok ben espri yapcam derseniz "nothing's up" ya da "everything's down" da diyebilirsiniz. ama dediğim gibi "what's up" sorusu genelde konuşma başlatıcı bir sorudur, cevap verseniz de olur, vermesenizde.

Not: "what's up" ın ayrıca "ne oldu?" anlamı da vardır. örneğin; bir arkadaşınızla yürüyorsunuz, bir anda ayağınızı taşa vurdunuz ve hemen kenara çöktünüz, "ouch" falan dediniz işte, oda size "what's up ?" diyebilir.

konuşma dilinde wazzup ya da what up(whaddap) şeklinde okunabilir.

Hatta şu an amerikalı bir arkadaşımla konuşmamın bir kısmı;

... - I wanna ask something - yeah, what's up? ....

şeklinde kullanımına da ilk kez rastladım

gül güle kullan,hayırlı olsun --> "Birbirine çok yakın kalıplar, bu yüzden söyle diyebiliriz İngilizce olarak, yeni Araba alan bir kişiye (örnek olarak); Güle güle kullan veya hayırlı olsun anlamında, Congratulations./May it go well."

banane --> bunun icin tavsiye So What (ayni karisilikta olmasada "ne var yane" anlaminda kullanilir. veya "Its nothing to do with me" Its not my business, its not my problem veya I`m not interested (ilgilenmiyorum)...

whats chrome? =wassup? =whats new? --> naber whats *in'?=whats cranking?=What are you up to? --> naber la napıyon? x = whats up (n'ber) y= so so (soyle boyle, ehh iste) veya not so good, not so bad (ne iyi ne kotu)

chillin' --> rahat modda takılmak ör: A:yo mayne whass *in? B:Just chillin

...var mi? --> Is there a restaurant here? veya Do you have a lighter?

...istermisin? --> Do you want to drink a tea? (Cay icmek istermisin?)Would you like to drink a tea? ( Cay icmek istermiydiniz?)

...alabilirmiyim? --> Can I have this paper? (Bu kagidi alabilirmiyim?) veya May I have this paper? ( Ayni sekilde, fakat burada izin isteniyor May kullanildigi icin).

fuc.in cold --> hava çok soğuk olduğu zamanki verilen tepki

evim evim güzel evim > home, sweet home

-den dolayı,yüzünden -->due to/becouse of ..... due to:cansız bir nesne yüzünden-> the school has been closed due to an outbreak of cholera(kolera salgını yüzünden okul kapandı) ..... because of:canlı varlıklar/eylemler yüzünden-> we have missed the bus because of you!(senin yüzünden otobüsü kaçırdık!) Bana şans dile-->"wish me luck" ya da "keep your fingers crossed"

hım,bi bakalim --> let me have a look ( misal size gosterilmek istenen birsey var (elbise, canta vs gibi ornekler olabilir).. bu kalip kullanilabilir.)

ne kadar surer? --> ..............how long will it take? ( misal bir araba tekeri degistiren birine sorulan kaliptir.ornekler cogaltilabilir, ders calisana, bulasik yikayana, yemek yapana sorulabilir.)

..............how long will you be? (misal, eve gelmekte olan bir sahisa sorulur. gelmen ne kadar surer anlaminda gibi... "how long are you gonna be" kalibida ayni anlami icerebilir...)

Dont make me hit you/beat you/kill you.--> Kendini bana öldürtme, dövdürtme!

He is a nerd --> Derslere cok calisan,inek

this is bullshit! - bu sacmalik

let me say something --> birsey diyecem

tell the truth --> dogruyu soyle!

you hear that --> duydun mu?

how nice can that be --> ne kadar iyi olabilir ki !?

keep your promise! --> sozunu tut!

dont fool around --> oyalanma manasına geliyor (gereksiz işlerle ugraşip boşa vakit harcayana soylenir)

dont under-estimate me! --> beni kucumseme!

take responsibility --> sorumluluk al !

ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? --> ...............Can you understand what i mean? ...............Do u understand What im explaining to you? ...............ingiltere ing.o u understand what i'm explaining to you? ...............amerikan ing.:do you know what i am mean?

dont be so bad --> bu kadar kotu olma

i have nobody --> kimsem yok

i said, give me that --> ver onu bana dedim!

can i get off, please --> inebilirmiyim lutfen (halk otobusunde iken kullanilir

can you tell me when to get off ? (nerede inecegimi soylermisiniz) ineceginiz duragi bilmediginizde otobusteki birinden bu sekilde yardim alabilirsiniz) daha akilda kalan bir kalip isterseniz kisaca where do i get off da diye bilirsiniz.

you should defend me - beni savunmalisin

dont take sides - tarafff tutma!

hows your studies - derslerin nasil can you be open with me - benimle acik ol

i wanna be open with you - seninle acik konusmak istiyorum

dont need to say much - fazla soze ne gerek!

im bored of this conversation - bu konudan sıkıldım

im bored of this place - bu mekandan sıkıldım

thats the last place to go to - o gidilecek en son yer

im here to doss - gezmeye geldim buraya

pay attention to what i am saying - söylediklerimi dikkate al

theres some facts i need to explain - anlatmam gereken gercekler var

take some time off - biraz dinlenmelisin

take a break - ara ver

your going over your limits - sınırlarını asıyorsun!

watch your boundaries - haddini bil!

i am stressed out these days - bu aralar gerginim

i’ve been stressed lately - son zamanlarda gerginim

thanks to me - benim sayemde

it has to be like this - boyle olmasi gerekiyorr

To get rid of - Basindan savmak veya kurtulmak

To rip off - Kaziklamak, araklamak , yurutmek

i just cant get you out of my head >> seni aklımdan cıkaramıyorum

You are more than welcome >> Başımın üstünde yerin var.

you dont mean nothing at all to me.... benim için birsey ifade etmiyorsun..

2 yıl önce

5 Yorum


https://www.duolingo.com/jzlcdh
jzlcdh
  • 13
  • 12

I doubt that Americans really say "good appetite" on its own. But I understand you don't like my comments so I will just say "goodbye".

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/Hrdrck

i have not a problem about you bro. just chillin. thanks

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/koreanintern

honey boo ne demek?

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/SITARABE

Çok güzel yazmışsın

7 ay önce

https://www.duolingo.com/dev175

sen adamsın

7 ay önce