https://www.duolingo.com/wise_angel

{: İNGİLİZCE ATASÖZLERİ :}

Hepinize merhaba arkadaşlar.. Biraz da olsun gülmeye ne dersiniz? :}

Başlıkta da bahsettiğim gibi, sizin için İngilizce atasözlerini araştırdım. Hem komik, hem de mantıklı olan bu atasözleri siz de duymak ister misiniz? O zaman haydi okuyalım! ^-^

1. "Don't count your chickens before they hatch."

(Yumurtlamadan önce tavuklarını sayma.) :D

Anlamı: Planlarınız işe yaramayabilir, bu yüzden bir işi hallettiğinizi sonrasında ne yapacağınızı pek düşünmeyin. O iş tamamlanana kadar bekleyin. Sonrasında yapacağınız işe bakarsınız.

2. "The grass is always greener on the other side of the hill."

(Çimenler tepenin diğer tarafında her zaman daha yeşildir.)

Anlamı: İnsanlar sahip olmadıkları şeyleri gözlerinde büyütür ve daha çok isterler.

3. “Two heads are better than one.”

(İki kafa bir taneden iyidir.) :D

Anlamı: İki kişi bir araya geldiğinde bir kişiden daha etkili veya kolay çözüm bulabilirler.

4. "Don't pull all your eggs in one basket."

(Bütün yumurtalarını bir sepete koyma.)

Anlamı: Yedek planın olsun. Bütün paranı veya zamanını bir plana harcayıp kendini riske atma.

5. "One man's trash in another man's treasure."

(Bir adamın çöpü başkasının hazinesidir.)

Anlamı: Farklı insanların neyin değerli olduğuna dair farklı fikirleri vardır.

6. "If you can’t beat ’em, join ’em.”

(Onları yenemiyorsan, katıl.)

Anlamı: Bir fikri veya kişiyi yenemiyor veya değiştiremiyorsan, sen değişmelisin.

7. "Too many cooks spoil the broth."

(Bir sürü aşçı et çorbasını mahveder.)

Anlamı: Birçok insan bir şeyi yönetmeye kalktığı zaman, karmaşık bir ortam oluşur ve kötü sonuçlara sebep olur. İki karpuz bir koltuğa sığmaz atasözü burada uygun olur sanırım.

8. "Actions speak louder than words.”

(Hareket kelimelerden daha sesli konuşur.)

Anlamı: Bir şeyi yapacağını söylemek pek bir anlam ifade etmiyor. O işi gerçekte yapmak daha zor ve daha anlamlıdır.

9. “You can’t make an omelet without breaking a few eggs.”

(Birkaç yumurta kırmadan omlet yapamazsın.)

Anlamı: İyi bir şey yapmaya çalışırken muhtemelen birkaç hata yapıcan veya birilerini sinirlendiricen. Bu konuda pek endişe duymana gerek yok, sadece iyi sonuçlara odaklanıp işine devam et sonuçta bu tür olumsuzluklar olmadan iş yürümez.

10. “Birds of a feather flock together.”

(Bir tüyün-türün kuşları beraber uçarlar-sürü halinde.)

Anlamı: İnsanlar kendilerine benzeyen kişilerle beraber vakit geçirirler.

11. “People who live in glass houses should not throw stones.”

(Cam evlerde yaşayanlar taş atmamalılar.)

Anlamı: Eğer mükemmel değilsen diğer insanları da eleştirme.

12. “The squeaky wheel gets the grease.”

(Gıcırdayan tekerlek yağlanır.)

Anlamı: Eğer bir konuda şikayet edersen daha iyi bir hizmet alabilirsin. Bunun de Türkçe karşılığı “Ağlamayan çocuğa meme vermezler.” olurdu.

13. “You can’t have your cake and eat it too.”

(Pastayı hem yiyip hem de saklayamazsın.)

Anlamı: Yani bir işi yapmak için sadece bir yolu tercih etmek zorundasın. İki yolu da aynı zamanda deneyemezsin.

14. “Beauty is in the eye of the beholder.”

(Güzellik görenin gözündedir.)

Anlamı: Farklı insanların neyin güzel olduğuna dair farklı fikirleri vardır.

15. “A poor workman blames his tools.”

(Beceriksiz işçi suçu alete atar.)

Anlamı: Bir işi halledeceğini söyleyip halledemeyen kişilerin suçu başka şeylerde aramasıdır.

16. “Don’t judge a man until you’ve walked in his boots.”

(Bir kişinin botlarını giymeden onu yargılama.)

Anlamı: Bir kişiyi yargılarken veya eleştirirken kendimizi önce o kişinin yerine koymalıyız ve durumu öyle değerlendirmeliyiz.

17. “Good things come to those who wait.”

(İyi şeyler bekleyenlerin başına gelir.)

Anlamı: Bazen beklemek en iyi stratejidir. Buna benzer örnek verecek olursak, “Sabreden derviş muradına ermiş.” Atasözü gayet uygun gözüküyor.

18. “You mustn’t cry over spilled milk.”

(Dökülen süte ağlamamalısın.)

Anlamı: Yaptığın hatadan dolayı üzüntü yaşamamalısın, nasıl olsa yanlışı değiştiremezsin.

19. “A bird in the hand is worth two in the bush.”

(Eldeki bir kuş çalıdaki iki kuştan daha değerlidir.)

Anlamı: Elinde olup az bulunan bir şey sahip olmadığın veya muhtemelen olamayacağın çok şeyden daha değerlidir.

....veee işte son atasözümüüüüz....

20. “You can lead a horse to water, but you can’t make him drink.”

(Atı suya götürebilirsin, ama ona suyu içiremezsin.)

Anlamı: İnsanlara bir işi yapmayı gösterebilirsin ama onları yapmaya zorlayamazsın.

!Umarım okurken eğlenmişsinizdir arkadaşlar. Şahsen, benim en sevdiğim İngilizce atasözü “The grass is always greener on the other side of the hill.” (yani "Çimenler tepenin diğer tarafında her zaman daha yeşildir.") oldu. Gerçekten de, insanlar sahip olamadıkları şeyler için çok üzülmüyorlar mı? Bence sahip oldukları şeyler için mutlu olmalılar. :}

!dipnot: İşte yazının linki! Bunların hepsini geçirmek için bayağı bir uğraştım -ama değdi:D- ^^ http://www.konusarakogren.com/blog/ingilizce-atasozleri/

<pre> HePiNiZe MuTlU gÜnLeRrRrRr.. :] </pre>
1 yıl önce

14 Yorum


https://www.duolingo.com/wise_angel

Peki ya sizin en sevdiğiniz atasözü? Yorumlarda paylaşırsanız sevinirim! Teşekkürler . ^-*

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/Straw_Berryy

Ahahah gerçekten iyiymiş...;D "İki kafa bir taneden iyidir" (3.) Yaratıcılıkta bir numarasın. :3

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/wise_angel

Aynen <3 :D

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/adsiz10

Çok güzel olmuş bende Türkçede benzeri olanlar geldi aklıma. Müsadenizle ekliyorum.

1- Don't count your chickens before they hatch." (Yumurtlamadan önce tavuklarını sayma.) :D Dereyi görmeden paçaları sıvama.

2 - "The grass is always greener on the other side of the hill." (Çimenler tepenin diğer tarafında her zaman daha yeşildir.) Davulun sesi uzaktan hoş gelir.

  1. “Two heads are better than one.” (İki kafa bir taneden iyidir.) :D Bir elin nesi var iki elin sesi var.

  2. "If you can’t beat ’em, join ’em.” (Onları yenemiyorsan, katıl.) Bükemediğin bileği öpmeyi bileceksin.

  3. “The squeaky wheel gets the grease.” (Gıcırdayan tekerlek yağlanır) Ağlamayan bebeğe meme vermezler.

  4. “Good things come to those who wait.” (İyi şeyler bekleyenlerin başına gelir.) Sabrın sonu selamettir - Sabreden derviş muradına ermiş.

Kolay gelsin

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/wise_angel

İlgilenmeniz hoşuma gitti..:}

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/RanaUluda1

:)))

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/lernemitmir

"The grass is always greener on the other side of the hill" için "Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür" daha uygun sanki. Diğerleri cuk oturmuş zaten. İyi çalışmalar :)

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/RanaUluda1

her havuzun dibi aynıdır (en çok bunu seviyorum ) :))

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/ibrahiminal99

Güzellik görenin gözündedir :)

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/wizardously

Ben en çok 10. ata sözünü beğendim. Birbirine benzeyen insanların beraber olmaktan keyif alması çok güzel ifade edilmiş.

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/Aurystick

sitenin dil standartları göz önünde bulundurulduğu üzere iler seviye bir ingilizce öğrencisi için aslında zevkli bir antrenman(türkçe çevirileri okumamak kaydıyla :)güzel çalışma elinize sağlık :)

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/wise_angel

Rica ederim ne demek ^^ Eğlenmenize sevindim. Şahsen ben de bunları yazarken çok eğlendim. ;)

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/omer415917

caok guzelmis \

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/giz330157
  • 22
  • 15
  • 116

ellerinize sağlıkk :)

1 hafta önce
Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.