1. Forum
  2. >
  3. Konu: English
  4. >
  5. "I was born there."

"I was born there."

Çeviri:Ben orada doğdum.

March 16, 2014

17 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/SEVDE1997

Was dan nasil fiil geliyor ? O sadece isim cumlelerinde kullanilmaz mi ???


https://www.duolingo.com/profile/opsiyonel-kisi

sanırım bear- bore- born şeklinde fiilin halleri bu yüzden tam karşılığı doğuruldum oluyor.


https://www.duolingo.com/profile/husonet

Bende merak ettim bu konuyu


https://www.duolingo.com/profile/MehmetAkif596305

ben de bilmiyor ve merak ediyorum


https://www.duolingo.com/profile/MCosan

Kalıp halinde.


https://www.duolingo.com/profile/AhmetSaidN

Kalıp olmasına kalıp da niçin böyle bir kalıp var? Araştırmadan ezberlememek lazım. Cümleyi incelediğimiz anda was dan sonra Verb2 geldiği görülüyor. Bu yapı ezber değildir. Bu türkçedeki edilgen çatının(passive voice) ingilizcedeki past halidir. Yapılan fiilin başkası tarafından yapıldığını belli eder. Doğmak söz konusu olduğunda kendi başınıza doğamayacağınız için sizi anneniz doğuruyor. Cümledeki özne sizsiniz, fiil doğmak. Fiil size başkası tarafından yaptırıldığı için haliyle passive voice kullanılıyor. Kalkıp da buna 'kalıp' derseniz koskocaman bir konuyu kâle almamış olursunuz. Asıl bunu edilgen yapmasaydık yanlış olurdu. Özet: Ben başkası tarafından doğuruldum anlamına gelen, "I was born" kullanılır.


https://www.duolingo.com/profile/murat47295

Ustam öğret bize


https://www.duolingo.com/profile/VeyselCan318553

Çunku doğmayı sen isteyerek yapmiyorsun senin elinde olmadan doguyorsun hadi dogayim diyip dogamazsin ama hadi su iceyim diyince icersin bunjn gibi dusun


https://www.duolingo.com/profile/Lisa_Jisoo

Hayır. Fiile daha çok gelir


https://www.duolingo.com/profile/MCosan

Was born bir kalıp.


https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

BORN

born teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı {s} doğmuş O bir Amerikalı, ama o Japonya'da doğmuş ve büyümüş olduğu için, oldukça akıcı bir şekilde Japonca konuşabiliyor. - He is an American, but as he was born and brought up in Japan, he can speak Japanese quite fluently. O, yirmi yıl önce doğmuş olmayı diledi. - She wished she had been born twenty years earlier. doğmak Doğmak, evlenmek ve ölmek, her zaman para getirir. - Be born, get married, and die; always bring money. Adam fakir olarak doğmaktan utanıyordu. - The man was ashamed of being born poor. {s} doğum Şubat ayında doğanlar diğer aylarda doğanlardan ayın daha yüksek yüzdesini doğum günlerini kutlayarak harcarlar. - People born in February get to spend a higher percentage of the month celebrating their birthdays than those born in other months. Onlar Tayland doğumlular. - They were born in Thailand. doğma Babam, ben doğmadan önce öldü. - My dad died before I was born. Ebeveynlerim ben doğmadan önce evlendiler. - My parents have been married since before I was born. {s} doğuştan: a born preacher doğuştan vaiz kökenden gözlerini açmak doğuştan Tom doğuştan kör değildi. - Tom was not born blind. Kojin Kudo bir doğuştan şairdir. - Kojin Kudo is a born poet. dünyaya gelmek (Kanun) vuku bulmak doğdu 29 haziran 1979 da zonguldakta doğdu. Onun nerede doğduğunu biliyor musun? - Do you know where she was born? İsa, Meryem'in bir çocuğu olarak doğdu. - Jesus was born of Mary. doğan O, Yengeç burcunda doğan kızların cesur olduğunu söylüyor. - It says girls born under Cancer are 'daring'. Ben Showa döneminde doğan bir insanım. - I'm a person who was born during the Showa era.


https://www.duolingo.com/profile/ozlena

There anlaşılmiyor


https://www.duolingo.com/profile/Tahir648830

there burada demek değil miydi?


https://www.duolingo.com/profile/Lalisa.manoban56

Hayır, orada demektir. Burada here anlamına gelir.

Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.