"Er schloss die Tür."

Çeviri:O kapıyı kapattı.

August 6, 2017

6 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/fotlam

"kapıyı kapattı" dan ziyade "kilitledi" doğru çeviri olur bu kelimede ama yanlış diyor..Raporladım..

August 6, 2017

https://www.duolingo.com/profile/SteffiBookworm

Bir kapıyı kilitlerseniz, açmak için bir anahtara ihtiyacınız var.
Bir kapı kapalı olduğunda, açmak için bir anahtara ihtiyacınız yoktur.
Eine Tür schliessen : bir kapı kapatmak
Eine Tür zuschliessen / verschliessen : bir kapı kilitlemek

August 7, 2017

https://www.duolingo.com/profile/kavina18

Sebebi nedir bilmiyorum ama "kapadı" da doğru kabul edilmeli. Sert sessiz yumuşaması oluyor sanırım.

September 12, 2018

https://www.duolingo.com/profile/SteffiBookworm

Fiil kapamak mı? Kapatmak ve kapamak arasındaki fark nedir?

September 12, 2018

https://www.duolingo.com/profile/kavina18

Merhaba Stefii, ben pek bir fark yok sanıyordum, küçük bir araştırma yaptım. İlk anlamları aynı, yani bir açıklığı örtmek. Ancak kapatmak'ın bir malı değerinden ucuza almak ve bir kadınla nikahsız yaşamak gibi anlamları da varmış. Kapamakta bu görülmüyor. Örneğin koltuk takımını ucuza kapattı. Bana sorarsan çok zorlama bir fark olmuş bu. diğer anlamlar için de pekala kapamak kullanılabilir. Dil Derneğinin şöyle bir açıklaması olmuş:kapamak (-i) 1. Bir açıklığı örtmek için, bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek: Sandığı kapamak. Dolabı kapamak. “Saçlarının bir bölümü yüzünü yarı yarıya kapamıştı.” -Füruzan. 2. Bir şeyin görünmesine engel olmak: Yanda uzattığı saçlarıyla tepesindeki açıklığı kapıyor. Bu yapı manzarayı kapadı. 3. Geçişi engellemek: Çığ nedeniyle yol kapandı. 4. Tıkamak, içini doldurmak: Çukuru kapamak. 5. (Su, elektrik v.b. için) Gelişini kesmek, işleyişini durdurmak: Doğalgazı kapamak. Elektriği kapamak. 6. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek: Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar. 7. Bedeni ya da bedenin bir bölümünü örtmek. 8. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak: O konuyu kapayalım. 9. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek: Suçluları cezaevlerine kapamak. 10. Ortalıktan alıp saklamak: Vurguncular kumaşları kapamışlar. 11. Karşılamak, denk gelmek: İkramiye bile borçlarımı kapamadı. 12. Bir açığı, boşluğu, eksiği alınan önlemlerle istenilen duruma getirmek: Ülkenin doktor açığını kapamak.

kapatmak (-i) 1. Kapamak. 2. Yolsuz olarak bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek: “Evvelki hafta mühendis İlhami Beyle karısı çok güzel bir bambu takımı kapattılar.” -H. Taner. 3. Bir kadınla nikâhsız yaşamak. 4. Yayınını yasak etmek, yayınına son vermek: Bir karikatür nedeniyle gazeteyi kapattılar.

Görüldüğü gibi bu sözcüklerin ilk anlamları aynıdır; ancak örnekler incelendiğinde aralarındaki ince ayrım görülmektedir.

September 13, 2018

https://www.duolingo.com/profile/SteffiBookworm

Çok teşekkür ederim!

September 17, 2018
Günde yalnızca 5 dakika ayırarak Almanca öğren. Ücretsiz.