"He offers wine."

Çeviri:O şarap teklif eder.

April 13, 2014

25 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/inazlim

O şarap sunar

September 25, 2014

https://www.duolingo.com/profile/sawashian

“Sunmak͵ İkram etmek͵ Teklif etmek aynı anlama gelen kelimeler ama “Önermek“ aynı anlama gelmez.

Örneğin:

Ben sunar͵ ikram eder veya teklif ederim ve ödemeyi kendim yaparım ama ben öneri yaparsam o zaman ödemeyi sende yapabilirsin. Önermek͵ tavsiye etmek kelimesine çok daha yakın.

January 31, 2016

https://www.duolingo.com/profile/A.Zekeriya1453

o şarabı teklif eder dedim kabul etmedi :(

February 22, 2016

https://www.duolingo.com/profile/incikin_

"He offers the wine." demiş olurduk. Belli bir şaraptan bahsetseydik doğru kabul edilirdi.

• He offers wine. (=Şarap teklif eder.)
• He offers the wine. (=Şara teklif eder.)

July 17, 2016

https://www.duolingo.com/profile/merYahyaKu

O şarabı önerir

August 11, 2016

https://www.duolingo.com/profile/SabineBergmann1

= he offers the wine

June 20, 2017

https://www.duolingo.com/profile/awezwelley

"O şarap tavsiye eder" why wrong this

June 16, 2015

https://www.duolingo.com/profile/incikin_

Bu cümlenin İngilizcesi "He recommends wine." olurdu. (Önermek/tavsiye etmek anlamında.)

July 17, 2016

https://www.duolingo.com/profile/erdalbesoluk

o şarap verir niye olmadı ki biz bu kelimeyi burdn öğreniyoruz sonuçta üstüne gelince vermek anlamıda çıkıyo ooo

October 27, 2014

https://www.duolingo.com/profile/incikin_

Benim bu iki kelimeden anladığım:
"give" derseniz şarabı kadehe doldurup size verir;
"Offer" derseniz "içer misin?" diye sorar/teklif eder.

July 17, 2016

https://www.duolingo.com/profile/gamzedemir5

Burada şarap teklif eder yazıyor. Bana önerir doğru dedi!!

October 30, 2014

https://www.duolingo.com/profile/ilkeraksoy

Teklif etmek ve önermek Türkçe'de aynı anlama geliyor zaten.

February 24, 2015

https://www.duolingo.com/profile/serdaro81

Neredeyse

February 23, 2016

https://www.duolingo.com/profile/abkurtlu

o sarap onerdi. niye olmuyor ayni sey degilmi

February 1, 2015

https://www.duolingo.com/profile/ilkeraksoy

Geçmiş zaman değil çünkü. Önerdi değil önerir olacak.

February 24, 2015

https://www.duolingo.com/profile/GlahDemire

O şarap sunar

August 4, 2017

https://www.duolingo.com/profile/Osman273170

Avrupada büyük süpermarketlerde değerlendirme için şarap degustation standları kuruluyor . Üretici yada marka sahibi ürününü bu standlarda müşterilere "sunuyor" veya tadına bakılmasını "teklif ediyor" offers clients

December 30, 2017

https://www.duolingo.com/profile/maintainer

şarap teklif ediyor daha doğru değil mi?

January 14, 2018

https://www.duolingo.com/profile/magnusacrux

'Offer' ısmarlamak anlamına da geliyor muydu?

January 23, 2018

https://www.duolingo.com/profile/oguzhanarici

o şarap sunar. neden olmasın ki

April 3, 2018

https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

offer teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı teklif etmek Tom'un ne teklif etmek zorunda olduğuna bakalım. - Let's see what Tom has to offer. Sana bir iş teklif etmek istiyorum. - I'd like to offer you a job. {f} sunmak Pozisyonu sana sunmak istiyorum. - I would like to offer you the position. Yardımımı sunmak için aradım. - I called to offer my assistance. teklif Onun böyle güzel bir teklifi reddetmesine şaşırdım. - I am surprised that she refused such a good offer. Onun teklifini reddetti. - She refused his offer. takdim {i} arz Onun şirketi halka arz hisse sattığında Tom milyarder oldu. - Tom became a billionaire when his company sold shares in an initial public offering. {i} öneri Öneri geri çevrilemeyecek kadar çok iyidir. - The offer is too good to be turned down. Uzun lafın kısası, önerini kabul edemeyiz. - To make a long story short, we cannot accept your offer. teklif vermek Size özel bir teklif vermek için buradayım. - I'm here to give you a special offer. önermek Bazen yardımı kabul etmek onu önermekten daha zordur. - Sometimes, accepting help is harder than offering it. Sana işini geri önermek istiyorum. - I'd like to offer you your job back. {i} sunum {i} adak sağlamak peşkeş beğeniye sunmak savaş açmak (Ticaret) satış (Ticaret) satışa arz beğenisine sunmak (Ticaret) oferto (Ticaret) mal teklifi (Ticaret) piyasaya sunma sunma O kadar mutluydum ki teşekkürlerimi sunmayı unuttum. - I was so happy that I forgot to offer my thanks. Bir öneri sunmak istiyorum. - I'd like to offer a proposal. {f} sun Paul, yeni bir plan sundu. - Paul offered a new plan. Tom şirketin sunduğu erken emeklilik paketini aldı. - Tom took the early retirement package the company offered. fiyat teklifi {i} satışa çıkarma {f} arzetmek {f} bildirmek {f} açmak (savaş) {f} vermek Onların teklifini kabul edip etmeyeceğimize karar vermek için üç saatimiz var. - We have three hours to decide whether we're going to accept their offer. Size özel bir teklif vermek için buradayım. - I'm here to give you a special offer. {i} fiyat Biz rekabetçi fiyatlandırma öneriyoruz. - We offer competitive pricing. Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz. - We cannot offer a further price reduction under the current circumstances. takdim/teklif {i} bağış {f} ortaya çıkmak {f} ikram etmek gözükmek meydana çıkmak görünmek offer resistance karşı koymak offer for sale satılığa çıkarmak sunm O kadar mutluydum ki teşekkürlerimi sunmayı unuttum. - I was so happy that I forgot to offer my thanks. Tom'un tavernası da bir teslimat hizmeti sunmaya başladığından beri taverna telefon görüşmeleriyle dolup taşıyor. - Since Tom's Tavern has started offering a delivery service too, it has been flooded with phone calls. {f} teklif et Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik. - We offered him the house for $300,000. Tom ona teklif ettiğimiz rüşveti kabul etmek için isteksiz görünüyor. - Tom seems to be unwilling to accept the bribe we're offering him. offer battle savaş açmak {f} adamak {f} sunmak, takdim etmek, arzetmek iste/sun/teklif et sunu Birçok yazılım şirketi, işlevselliği sınırlı olsa da, ürünlerinin ücretsiz versiyonlarını sunuyorlar. - Many software companies offer free versions of their products, albeit with limited functionality. Sana bir seçenek sunuyorum. - I'm offering you a choice. teklif sunmak gösterme

June 18, 2018

https://www.duolingo.com/profile/WisdomPass

O şarabı önerir neden olmuyor ? He offers to wine demediği için mi ?

January 5, 2019

https://www.duolingo.com/profile/usta947412

Bu a bira ikram eder sunlari da ekleyin bole sorulara

July 16, 2019

https://www.duolingo.com/profile/Ekrem492205

Ismarlamayacağım şeyleri yazmak kötü

July 31, 2019

https://www.duolingo.com/profile/Yunus760618

başka birşey taklif etse şaşarddım

August 25, 2019
Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.