Duolingo, dil öğrenmek için dünyadaki en popüler yollardan biridir. En önemlisi, %100 ücretsizdir!

"The food is expensive as ever."

Çeviri:Yemek her zamanki gibi pahalı.

4 yıl önce

17 Yorum


https://www.duolingo.com/podious

"Yemek her zamankinden pahalı." nasıl diyebilirim? more than yapısı mı kullanmalıyım?

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/yigit353

Her zamanki 'kadar' cevabını kabul etmedi

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/DilsadeGngr

benimkini de kabul etmedi. like la as in farkını anlatılması gerek.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/AknK6

Bende aynı cevabı verdim.

3 ay önce

https://www.duolingo.com/Artemis_dream

Merak ettiğim bir şey var. Bazı cümlelerde kalıp olarak ''as...as ever'' kullanılırken bazılarında ''is/are...as ever'' kullanılıyor (Bu cümledeki gibi). Aradaki farkı çözebilmiş değilim. Yardımcı olabilir misiniz?

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/aybars.sog

Gibi kelimesini neden kullaniyoruz. Veya kullanmamiz gerektigini nasil bilwcegiz

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/selocan93

Biraz dikkat ederseniz "as" kelimesini görürsünüz. Üzerine tıklarsanız da "gibi" anlamına geldiğini görürsünüz.

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/merkoc

"Yemek pahalı her zaman ki gibi." neden kabul etmedi aynısı değil mi ? Kelime yerleri farklı olsa da aynı anlama çıkmaz mı ?

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/bengder
bengder
  • 21
  • 13
  • 12
  • 8

türkçede kullanırız ama -yemek pahalı her zamanki gibi- yanlış mı oluyor, rapor edemiyorum

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/burhanzdem

Evet yanlis olur aslinda

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/zahmetr

"food = gıda" neden kabul edilmiyor?

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/dilan705026

Yok bide kabul etseydi senin ben...

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/Cemkalender

Gida veya besin means nutrition.

2 gün önce

https://www.duolingo.com/Velikaraki

as teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı olarak iken kadar dahi için olduğu gibi diği gibi as well as gibi (bağlaç) ki; madem; olduğu gibi, diği gibi, iken, irken; karşın, rağmen; mademki conj. ki karşın veçhile as you were going siz giderken rağmen so as gibi suretle irken madem -diği için -diği gibi so oldugu gibi mademki o veçhile so as to see görecek surette bağ -irken; -dikçe: I nabbed him as he was going out the door. Kapıdan çıkarken yakaladım. He's taking life more seriously as he gets o kadar den dolayı -in kadar (Bilgisayar) türü (Bilgisayar) adı (Bilgisayar) aşağıdaki gibi -irken -dığı için -dikçe de (dahi anlamında) çünkü sırada gibi olduğundan ıf. de: prep.olarak halde olduğum gibi -dıkça (Askeri) analog güvenli; uçak gemisi (analog secure; aviation ship) (isim) gibi ıf.-de: prep.olarak görmek için as kadar This is as good as that ki as iken as (Bilgisayar) yeni türü olan -diğine göre -ken (Bilgisayar) tür (Bilgisayar) yeni değer itibare olabildikçe ki

3 ay önce

https://www.duolingo.com/Velikaraki

ever teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı her zaman Her zaman sigara fiyatları yükseliyor, çok sayıda insan sigara içmeyi bırakmaya çalışıyor. - Every time cigarettes go up in price, many people try to give up smoking. Bütün dehasına rağmen, o her zaman olduğu kadar bilinmiyor. - For all his genius, he is as unknown as ever. şimdiye kadar Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı. - The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath. Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır! - Kylie Minogue is the best singer I've ever heard! hiç Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır. - Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody. Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır. - Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work. asla Onu asla tekrar görmek istemiyorum. - I don't ever want to see him again. Ben bir daha seni burada asla görmek istemiyorum. - I never want to see you here ever again! hep Hepinize teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. - Thank you, everybody. Thank you so much. Çok param vardı ama hepsini harcadım. - I had a lot of money, but spent everything. daima Hiçbir şey daima güvende değildir. - Nothing is ever secure. eğer Eğer her kullanıcı Tatoeba'ya günde yirmi ilave yaparsa, Noel'e kadar bir milyon cümleye ulaşmak mümkün olabilir. - If every user added twenty a day to Tatoeba, it might be possible to reach one million sentences by Christmas. Eğer doğum sancıları insanların dediği kadar acı verseydi, herkesin sadece bir çocuğu olurdu. - If labor pains would hurt so much as people say, everyone would only have one child! herhangi bir zamanda Herhangi bir zamanda Japonya'ya gelirsen, beni görmeye gel. - If you are ever in Japan, come and see me. Herhangi bir zamanda şehre gelirseniz, beni görmeye gelin. - If you ever come to town, come to see me. gelmiş geçmiş O gelmiş geçmiş en cesur askerdir. - He is the bravest soldier that ever lived. O gelmiş geçmiş en tehlikeli adam. - He's the most dangerous man who ever lived. haçansa ever changing daima değişen şu ana kadar Şu ana kadar Muskogee'de bulundu mu? - Ever been to Muskogee? Şu ana kadar hiçbir şey doğru değil. - Nothing is ever right. hayatında Her çocuk, hayatında bir babaya ya da bir baba figürüne ihtiyaç duyar. - Every child needs a father or a father figure in their life. Herkes hayatında yanlış şeyler yapar. - Everyone does wrong things in their lives. daima yanan durmadan ever living ölmez ebedi everand anon arada sırada olabildiğince giderek gitgide z. hiç: Have you ever been to Eyüp? Hiç Eyüp'e gittin mi? ebedi ever more ever burning hiç sönmeyen ever after ondan sonra hiç bir zaman bir kez Ebeveynlerime en az her üç ayda bir kez onları ziyaret edeceğime söz verdim. - I promised my parents I would visit them at least once every three months. Her on beş dakikada bir kez karıştırın. - Stir once every fifteen minutes. şimdiye kadarki

3 ay önce

https://www.duolingo.com/Bahe324758

as'i bir turlu ogrenemiyorum ya taktik verebilecek var mi ya da özetleyebilecek

3 ay önce