Duolingo, dil öğrenmek için dünyadaki en popüler yollardan biridir. En önemlisi, %100 ücretsizdir!

"Where are you living?"

Çeviri:Siz nerede yaşıyorsunuz?

4 yıl önce

25 Yorum


https://www.duolingo.com/Mvsyrsln

Bir gramer kitabında görmüştüm, "where do you live?" genelde nerede yaşadığını belirtirken "where are you living?" o anda nerede yaşadığını belirtiyor. Yani üniversite için başka şehre gittiğinde mesela where are you living sorusuna cevap olabilir. Tam açıklayamadım gerçi ama.

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/Bora54048

Açıklayabilmişsin ya, sağolasın.

11 ay önce

https://www.duolingo.com/islamunal

"Where do you live" cümlesinden farkı ne acaba? Kafam karıştı şimdi.

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/Nilgnzn
Nilgnzn
  • 21
  • 17
  • 12
  • 10
  • 9
  • 3
  • 2
  • 2
  • 8

programı hazırlayan arkadaşlar, gramer öğrenimi için sadece V+ing'nin -yor anlamını vermesinin doğru olacağına karar vermişler sanırım (ki ayrım açısından böyle yapmak çok mantıklı). yoksa where do you live? sorusunu türkçeye nerede yaşıyorsun? şeklinde çevirmek yanlış olmaz. en iyisi V+ing görmedikçe -yor çekimini kullanmamak:)

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/R.Corleone

arkadaşlar fiiler iki gruba ayrılır 1-long action 2-short action... long action fiillerde genelde continuous tensler tercih edilir. long action fiillere örnekler : live, work, sleep, swim, watch, speak, listen, write.... short action fiillere örnekler : stop, see, hear, look, reach, arrive...

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/vvsey
vvsey
  • 25
  • 23
  • 21
  • 20
  • 13
  • 8
  • 6
  • 4
  • 3
  • 3
  • 2
  • 2
  • 21

Bu cümle ile çok fark yok. Normalde, "Where do you live" diyoruz. "Where are you living", yanlış değil ama ilginç bir cümle. Kullanmıyoruz.

Başka cümlelerde tabii çok fark olabilir. "What do you do?" "What are you doing?" - çok farklı. Ama burada, "Where do you live?", çok daha iyi.

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/jzlcdh
jzlcdh
  • 13
  • 12

İyi bir sorunu ama o farklılık ileri seviye İngilizce bence. Genelikle "Where do you live?" basit bir sorunu yada daha uzun zaman için mesela:

I'll drive you back home. Where do you live?

"Where are you living?" yada "Where are you staying?" daha kısı zaman. Yada bir değişlik var mesela:

I haven't seen you for a while. Where are you living now?

I heard you are in Riyadh for a couple of months. Where are you living - in a hotel?

I heard you are in Riyadh for a couple of months. Where are you staying - in a hotel?

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/malmoth81

nerede oturuyosun deriz.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/SudeYavuz5

"where do you live?" genelde nerede yaşadığını belirtirken "where are you living?" o anda nerede yaşadığını belirtiyor

9 ay önce

https://www.duolingo.com/ArdaArda1

"Nerde yasiyon" dedim olmadi :D

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/Fatma478692

:-) yaşıyon olmaz argo hazinesi yok bu uygulamanın

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/smailAYLAK

Ben livingi leaving ile karistirdim herhalde where do you leaving olsaydi nereye gidiyon mu olacakti acep

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/frottce
frottce
  • 10
  • 10
  • 9

Do yerine are koyarsanız, doğru olur.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/536tezcan

Where diyomus wear anladim ve yanlis yaptim :(

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/HasanAkdoa

Türkiye'de; 'nerede yaşıyorsun?' diye sorulmaz. 'Nerede oturuyorsun?' denilir.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/HasanAkdoa

Ben; nerede yaşıyorsunuz? diye bir cümle duymadım. Nerede oturuyorsun? deriz. Ret yememek için; nerede yaşıyorsunuz? diye yazdım.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/Mcahid745849

Nerede yaşıyorsun

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/GizemKaratas

neden are kullanıyoruz

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/MuratS53

Ama geniş zaman ile ilgili cumleler bunlar haksizlik yapmayin

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/ZIYAMERTAYDOGDU1

ne dediğini anlamadım Mvsyrsln

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/DndKoKvrak

Living diye bir şey yok live var grammar da vardı

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/yyildirim02

nerede yaşarsın doğru cevaplar arasına neden girmiyor?

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/dragotreis

Ne yazık ki burada

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/magnusacrux

"Where r u living?" şeklinde yazdım, kabul etmedim. Bu kısaltmalar resmi değil mi?

6 ay önce

https://www.duolingo.com/Velikaraki

live teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı yaşamak Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak. - He will have lived here for ten years by the end of next month.

Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu? - Does Tom earn enough money to live in the city?

{s} naklen {f} hayatın tadını çıkarmakikamet etmek {f} hayatta kalmaklive and learn yaşadıkça ögrenmek {s} parlak Mars yaşayabileceğimiz geleceği parlak bir yer. - Mars is a promising place where we may be able to live.

{f} (yaşam/ömür) sürmek, geçirmek, (hayat) yaşamak {s} güncel(sıfat) canlı, yaşayan, hayat dolu, diri; elektrikli, hareketli; güncel; naklen; elektrik yüklü; sönmemiş; yanmamış; parlak {s} yaşayan Kyoto'da yaşayan bir amcam var. - I have an uncle who lives in Kyoto.

Mike'ın Şikago'da yaşayan bir arkadaşı var. - Mike has a friend who lives in Chicago.

{f} yaşa Gerhard Schröder, II. Dünya Savaşı boyunca yaşamayan ilk şansölyedir. - Gerhard Schroeder is the first German chancellor not to have lived through World War II.

Mike'ın Şikago'da yaşayan bir arkadaşı var. - Mike has a friend who lives in Chicago.

{s} yanmamış {f} on ile geçinmek {f} on ile beslenmek {f} off {s} hareketli Bugünkü parti gerçekten hareketliydi, değil mi? - Today's party was really lively, wasn't it?

Dün gece hareketli bir partimiz vardı. - We had a lively party last night.

{s} sönmemişpatlamamış bomba cereyanlı radyo Dan radyoda canlı çaldı. - Dan played live on the radio.

(Televizyon) canlı yayın Futbol maçı öğleden sonra saat beş'te canlı yayınlanacak. - The soccer game will be transmitted live at five p.m.

Bizi izlemeye devam edin. Canlı yayınımız kısa süre içinde geri dönecek. - Stay tuned. Our live stream will return shortly.

yüklü cereyanlı (tel/ray vb) akımlı akım taşıyıcı akım taşıyan (Havacılık) akım geçencanlı Kazadan kısa bir süre sonra orada canlı bir hayvan buldular. - Soon after the accident they found a live animal there.

Benimle Lady Gaga'nın bir canlı konserini seyretmeye gitmek isteyen biri varmı? - Is there anybody who would like to go see a live concert of Lady Gaga with me?

gereksinimlerini karşılamak oturmak Oturmak için bir yer arıyor. - He is looking for a place to live.

Burası Fadıl'ın oturmak istediği yerdir. - This is where Fadil wanted to live.

diri (bomba/vb.) patlamamış çıngıyla yüklü (yayın) naklen geçinmek Geçinmek için yeterli para kazanmıyor. - He doesn't earn enough money to live on.

Tom geçinmek için güçlükle yeterince kazanıyor. - Tom just barely earns enough to live on.

canlı (yayın) beslenmek live a lie sahte hayat geçirmek {s} radyo, TV canlı {s} elektrik yüklü, cereyanlı (tel, ray v.b.) {s} patlamamış (bomba)sürmek live a double life iki yüzlü hayat yaşamak geçirmek Tom ve Mary yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmek istediler. - Tom and Mary wanted to spend the rest of their lives together.

hayatta olmak Liv Liverpool, Southampton'tan ne kadar uzaklıktadır? - How far is Liverpool from Southampton?

Liverpool için ücret nedir? - What's the fare to Liverpool?

sağ olmak eğleşmek gereksin ömür sürmek elektrikli (tel) (Bilgisayar,Teknik) gerilim altındaömür geçirmek aktif yaşamak (hayat) yaşarlar hayat dolu O hayat dolu bir kız. - She is a lively girl.

O, hayat dolu bir genç adam. - He is a lively young man.

elektrikli

2 ay önce