"He takes my breakfast."

Çeviri:O benim kahvaltımı alır.

4 yıl önce

21 Yorum


https://www.duolingo.com/parisa1021

' o benim kahvaltımı gotürür' olmaz mı?

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/UtkuBelemi

Take almak demek

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/WhyS0Serious

çevirisinde götürür yazıyor ne kafa karıştırıyorlar o zaman

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/mybookiedream

Dogru

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/isisraa

kahvaltıyı almak nedir gayet anlamsız. kahvaltı nasıl alınır onu da bilemiyorum

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/Perdesizbass

O kahvaltimi alir

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/Velikaraki

take teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı {f} almak Otobüs yolcuları almak için durdu. - The bus stopped to take on passengers. Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır. - It always takes time to get used to a new place. (fotoğraf) çekmek Let me take your picture. - Dur bir fotoğrafını çekeyim. {f} götürmek Pazartesi günü kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım. - On Monday I have to take back the books to the library. Bu kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım. - I have to take these books back to the library. (ilaç) almak Have you taken your medicine? - İlacını aldın mı?. (sınava) girmek Did you take your exam? - Sınavına girdin mi?. {i} (sinema) çekim Let's take that scene again - Bu sahneyi tekrar çekelim. fikir What's your take on that? - O konuda senin fikrin nedir?. Tom Mary'nin ona verdiği fırsattan yararlanmanın iyi bir fikir olduğunu düşündü. - Tom thought it was a good idea to take advantage of the opportunity that Mary had given him.

George'un bu fikirden hoşlanıp hoşlanmayacağından emin değilim. - I'm not sure if George will take to this idea. {f} icap etmek düşünce what's your take? / what's your opinion? / what do you think? - Senin düşüncen/fikrin nedir?. Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek. - I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life. Lütfen ilk mesajıma bir göz atın ve bu konudaki düşüncelerinizi bana bildirin. - Please, take a look at my first post and let me know what you think about it. {i} tutulan balık miktarı {i} tutma Tom'un bir taksi tutmak için yeterli parası yoktu. - Tom didn't have enough money to take a taxi. Neden bir taksi tutmak istiyorsun? - Why do you want to take a taxi? olmak Tom başarılı olmak için gerekli niteliklere sahip. - Tom has what it takes to succeed. Benim hayalim ben emekli olduğumda işimi devralacak bir erkek evlada sahip olmaktır. - It's my dream to have a son who'll take over my business when I retire. götür Bu otobüs sizi müzeye götürecek. - This bus will take you to the museum. Havaalanı otobüsünün havaalanına götürmesi ne kadar sürer? - How long does the airport bus take to the airport? abone olmak anlamak Mühendisler, tabiatı anlamaktan ziyade, onu kullanmaya çalışırlar. - Engineers try to take advantage of nature rather than try to understand it. İnsanları anlamak istiyorsan onların söyledikleri ile ilgili herhangi bir not almamalısın. - If you want to understand people, you shouldn't take any notice of what they say. {f} karşılamak Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin. - Don't take the trouble to come and meet me. acıya katlanmak ile gitmek Hayvanat bahçesine taksi ile gitmek ne kadar sürer? - How long does it take to get to the zoo by taxi? Oraya taksi ile gitmek ne kadar sürer. - How long does it take to get there by taxi? kaldırmak Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar. - They don't want to protect your freedoms. They want to take them away. Japon tarzı bir handa, onlar her türlü ihtiyacınla ilgilenirler, bu nedenle parmağını kaldırmak zorunda kalmazsın. - At a Japanese-style inn, they take care of your every need, so you don't have to lift a finger. ahzetmek gasp etmek acıya dayanmak {f} etmek Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor. - In some ways, I envy him; he knows exactly what he wants and he's not afraid to take it. Daha fazla iş kabul etmek istemiyorum. - I don't want to take on any more work. seçmek {i} kabul etme (vücut) {i} (para olarak) hâsılat, pay {f} hissetmek kiralamak {i} alıntı {i} hasat {i} tepki {i} k.dili. (hırsızların çalarak elde ettiği) kazanç {f} tedavi etmek faydalanmak {f} elde etmek Ondan avantaj elde etmek istiyorum. - I want to take advantage of it. Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor. - In some ways, I envy him; he knows exactly what he wants and he's not afraid to take it. {f} yakalamak Kaçmış bir atı yakalamak söylenmiş bir sözü geri almaktan daha kolaydır. - It is easier to catch an escaped horse than to take back an escaped word. {f} ele geçirmek {f} tutuşmak {f} çıkarmak Çöpü çıkarmak için kimin sırası? - Whose turn is it to take out the garbage? Hanımefendilerin huzurunda şapkalarınızı çıkarmak zorundasınız. - You must take off your hats in the presence of ladies. {i} tutuş gibi anlamak karışmak kandırmak içine sığmak yutturmak sökmek Onu sökmek istiyorum. - I want to take it apart. aşırmak alışmak Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak. - It'll take some time to get used to living here. Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır. - It takes a lot of time getting used to married life. alçaltmak farz etmek daraltmak başlamak Bir işe başlamak çok para gerektirir. - It takes a lot of money to start a business. Zayıflamak için en iyisi biraz spor aktivitesine başlamak. - In order to lose weight, it is best to take up some sport. çıkartmak çatmak çalmak Piyanoyu iyi çalmak için, yıllarca pratik yapmak gerekir. - It takes years of practice to play the piano well. {f} tutmak Neden bir taksi tutmak istiyorsun? - Why do you want to take a taxi? Ailemi birlikte tutmak için ne gerekiyorsa yapacağım. - I'll do whatever it takes to keep our family together. {i} pay Aslan payını hep sen alıyorsun! - You always take the lion's share! kâr İki çocuğu şöyle dursun, karısı şimdi onun büyük babasına bakmak zorundaydı. - His wife now had to take care of his grandfather, not to mention their two children. AIDS sadece her birey buna karşı harekete geçmeye karar verirse durdurulabilir. - AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it. (fotoğrafını) çekmek kazanmak Tom kazanmak için ne gerekiyorsa yapacak. - Tom will do whatever it takes to win. Tom, kazanmak için ne gerekiyorsa yapacaktır. - Tom is going to do whatever it takes to win. gerektirmek {f} al kabullenmek Sonunda Tom kabullenmek zorunda kaldı ve yaptığı eylemlerin sorumluluğunu almak zorunda kaldı. - In the end, Tom had to bite the bullet and take responsibility for his actions. (sınav) girmek üstlenmek Eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmekte istekli değil. - He is not willing to take responsibility for his actions. (içine) almak hasılat para Jane biraz para çekmek için bankaya gitti. - Jane went to the bank to take out some money. Böylesine büyük bir evi geçindirmek için çok para gerekir. - It takes a lot of money to keep up such a big house. istemek taşıma Onlar çöpü dışarıya taşımak için kimin sırası olduğu hakkında tartıştılar. - They disputed about whose turn it was to take the trash out. Evliliğin boyunduruğu o kadar ağırdır ki onu taşımak iki kişi gerektirir-bazen üç. - The yoke of marriage is so heavy that it takes two people to carry it – sometimes three.

5 ay önce

https://www.duolingo.com/polatferhat

kalime altında götürürr yazıyor cevapta alır yazıyor

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/MuhammedEm468220

Ya yuh be yeni kesfettim butona basip tekrardan hoperlore basip kadina konusturunca onu algilayip dogru kabul ediyo

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/OsmanGven1

Uşağı heralde o.

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/elifnaz34

o benim kahvaltımı götürür yazdım :/

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/HilalNur12

Take ve get arasında fark var mı ? Ne zamandır kafamı kurcalayan bir konu. Yani "He gets my breakfast" olabilir mi ?

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/Shahrazad26

Onlar benzer lakın aynı değil.

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/mert.ariturk

cümle hatalı

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/T-Rex989393

Abi ya bunkar kolau sorular 20 yorum nedir neyk tartışıyonuz...

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/BirsenCakm

O benim ara kahvaltimi alır yaptım nedense ama doğru kabul ermeliii

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/Emre170162

O kahvaltımı alır

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/000oscar

Bu cümlede "my"nerde

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/Efezcan3

ulan hayvan adamin yemegini ne yiyon

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/taylanfurkankar

o benim kahvaltımı aldı anlamınada gelmez mi yoksa ben mi yanlışım

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/lale666008

Kulübüme katılabiilirsiniz kodu=E6SWAG

5 ay önce
Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.