Duolingo, dil öğrenmek için dünyadaki en popüler yollardan biridir. En önemlisi, %100 ücretsizdir!

"I have missed my dinner."

Çeviri:Ben akşam yemeğimi kaçırdım.

4 yıl önce

8 Yorum


https://www.duolingo.com/TevfikGulep

'Kaçırdım' ile 'özledim' arasındaki farkı nasıl anlayacağız. Adam belki akşam yemeğini özledi. ben öyle anlıyorum. Ya da anlayabilirim. Anlamamam için engel nedir?

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/Sukru_Dasdemir

Okuduğun parçadan, konuşulan konudan çıkarmak lazım. Akşam yemeğini de özlüyor olabilirsin ancak akşam yemeği genellikle özlenmez, kaçırılır.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/mertcan136

doğru düzgün söylemiyoki ya yandım bittim işte

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/Zeynur2005

Ayn ben de "mist" yapmışım

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/TrzKz

Ben akşam yemeğini kaçırdım. Neden olmuyor?

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/aylabasaran

Neden olmuyor ? Ben de merak ettim.

8 ay önce

https://www.duolingo.com/iremdzyol

Çünkü 'my dinner' yani akşam yemeğim

5 ay önce

https://www.duolingo.com/Velikaraki

miss teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

özlemek Seni özlemek istemiyorum. - I don't want to miss you. ıska geçmek kaçırmak Tom uçuşunu kaçırmak istemiyor. - Tom doesn't want to miss his flight. Uçağı kaçırmak istemiyorum. - I don't want to miss the plane. evli olmayan bayan ıska Bomba hedefi ıskaladı. - The bomb missed its target. Kuşa ateş etti fakat ıskaladı. - He shot at the bird, but missed it. {f} kaçırmak (fırsat) {i} bayan (evlenmemiş) {f} aramak Polis kayıp çocuğu aramaktan vazgeçti. - The police have given up looking for the missing child. Bütün köylüler kayıp bir kediyi aramak için dağlara gittiler. - All the villagers went into the mountains to look for a missing cat. {f} ıskalamak (Tekstil) atkılamak, sıçramak {f} özlem duymak isabet ettirememek, ıskalamak, vuramamak; isabet etmemek, vurmamak: You missed the target. Hedefi ıskaladın. By some miracle the bullet (evlenmemiş) bayan (Konuşma Dili) göresimek anlamamak başarısızlık Yorumcular Bu korkunç bir başarısızlıktı! diye bağırdılar. - That was a terrible miss! cried the commentators. Mezuniyet töreninde mezun olan öğrencilerin adlarını söylemeyi unutmak şaşırtıcı bir başarısızlıktır. - Forgetting to say the graduating student's name at the graduation ceremony was a colossal miss. hanımefendi Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi. - It's an honor to meet you, miss. isabet ettirememe isabet ettirememek gözden kaçırmak Bu tür hatayı gözden kaçırmak çok kolaydır. - It's very easy to miss this kind of mistake. vuramama hasretini çekmek kavramamak gözünden kaçırmak elinden kaçırmak tütmek ıskalama duymamak (evlenmemiş bayanlara hitap ederken) Bayan {f} özle Hepimiz seni özledik. - We've all missed you. Anne üniversitedeki kızını özledi. - The mother missed her daughter who was away at college. vuramamak yetişememek olmadığının farkına varmak yokluğunu keşfetmek bayan Bayan Thomas bize tarih öğretiyor. - Miss Thomas teaches us history. Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun? - Do you know how old Miss Nakano is? {i} Bayan, Matmazel, Mis (Evlenmemiş kadınların soyadından önce kullanılır.): Miss Joy Bayan Joy {i} isabet etmeme {i} karavana {i} matmazel {i} kız Mars Global Surveyor Kasım 1996'da kızıl gezegene olan 10 aylık bir göreve başladı. - In November of 1996, Mars Global Surveyor began a 10 month mission to the Red Planet. Küçük kız kardeşimi özlüyorum. - I miss my little sister. {i} hanım Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi. - It's an honor to meet you, miss. Sanırım hanıma ev almalıyım. - I guess I should get home to the missus. ele geçirememek (Askeri) BOŞ: Hedef üzerinde olmayan vuruş veya paralanma yokluğunu hissetmek gidememek {f} 1. isabet ettirememek, ıskalamak, vuramamak; isabet etmemek, vurmamak: You missed the target. Hedefi ıskaladın. By some miracle the bullet {f} gözlemek Bay Peter Blake çevre değişikliğini gözlemek için bir görevdeyken 2001 yılında Amazon nehrinde korsanlar tarafından feci şekilde öldürüldü. - Sir Peter Blake was tragically killed by pirates on the Amazon river in 2001 as he was on a mission to monitor environment change. vurmamak i., k.dili. genç kız miss fire ateş almamak yanlışlıkla atlamak isabet ettirememek veya etmemek bulamamak görmemek {f} eksik olmak vuramam hasret kalmak hedefi vuramama

1 ay önce