Duolingo, dil öğrenmek için dünyadaki en popüler yollardan biridir. En önemlisi, %100 ücretsizdir!

"The guard has stopped the car."

Çeviri:Bekçi arabayı durdurdu.

4 yıl önce

14 Yorum


https://www.duolingo.com/sametciftci

guvenlik arabayi durdurdu

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/PeaceOY

Güvenlik görevlisi olmaz mı

4 yıl önce

https://www.duolingo.com/neslihan.a1

Güvenlik arabayı durdurdu.

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/AhmetAkdi

'Gardiyan arabayi durdurdu' yazdim kabil etmedi

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/burakelmac1

aynen

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/MehmetRezan

Dualingo çok cahilsin..!

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/darikov1

gardiyanı nasıl kabul etmezsin

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/SercanYelb

Ya güvenliği kabul etmedi çıldıracağım artık bunun saçmalıklarından.Güvenlik gelmiyor da aklına bekçi geliyor.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/btlzkn

güvenlik görevlisi security guard demek. guard gardiyan bekçi nöbetçi anlamına gelir.

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/AtaturkunTorunu

"guard" daha öönce sürekli "gardiyan" olarak da geçiyordu. Şimdi neden kanul etmiyor?

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/KanyBoy
KanyBoy
  • 16
  • 10
  • 9
  • 8
  • 8
  • 6

Yaw,,Niçin biz direk kullanamıyoruz stoppedi...Has stopped olunca ne oluyor.Tek başına stopped olunca ne fark oluyor

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/muhammet.8494

güvenlik de kabul edilmeliydi

1 yıl önce

https://www.duolingo.com/Velikaraki

guard teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

korumak Altın golemleri hazineyi korumak için kullanılan gardiyanlardır. - Gold golems are guardians used to guard treasure. nöbetçi Nöbetçileri nasıl öldürdün? - How did you kill the guards? Nöbetçi ayağa kalk diye bağırdı. - On your feet, shouted the guard. {i} muhafız Muhafızlar onların söylediği her şeyi duydular. - Guards could hear everything they said. Papayı İsviçreli Muhafızlar korur. - The Swiss Guards protect the pope. koruma Tom korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü. - Tom sneaked up behind the guard and clobbered him with a monkey wrench. Tom korumayı geçemedi. - Tom couldn't get past the guard. {i} gard Tom bir hapishane gardiyanı. - Tom is a prison guard. Tom on yıldır bir hapishane gardiyanıdır. - Tom has been a prison guard for ten years. bakıcı (Askeri) müfreze derbent gözetim altında tutmak nöbet Şimdi nöbet tutacağım. - I'll stand guard now. Şimdi nöbet tutacağım. Git biraz uyu. - I'll stand guard now. Go get some sleep. koruma tertibatı karakol çavuş kondüktör nöbetçi asker vikaye etmek nöbet tutmak {f} koru Kübalı askerler sokakları koruyordu. - Cuban soldiers were guarding the streets. Bazı şirketlerin resepsiyonda resepsiyonist yerine korumaları var. - Some companies have guards at the front desk instead of receptionists. kontrol etmek koruyucu Asla koruyucu meleğinin uçabileceğinden daha hızlı sürme. - Never drive faster than your guardian angel can fly. Sincap, kabilemizin koruyucu ruhudur. - The squirrel is the guardian spirit of our tribe. denetim altına almak korunmak tedbirli olmak koruma görevlisi bekçi Tom bekçi köpeklerinin eğitimi hakkında bir kitap arıyor. - Tom is looking for a book about training guard dogs. O bir bekçi kılığında bankaya girdi. - He went into the bank in the disguise of a guard. beklemek koruyucu nesne denetlemek önlem almak savunma pozisyonu kontrol et/koru (Askeri) Birleşik Devletler (US) Milli Muhafız Teşkilatı ve Hava Gözcüsü (US National Guard and Air Guard) tetik/savunma/bekçi nezaret altında bulundurmak guard against önceden tedbir almak {f} himaye etmek (Askeri) MUHAFIZ, KARAKOL, NÖBETÇİ: Konaklamada, bir mevki veya buna benzer bir yeri baskından korumak veya mahkumların kaçmalarına ya da düşmanca bir harekette bulunmalarına engel olmakla görevlendirilen bir veya birkaç şahıs. Bunlar; kendilerine emanet edilen yeri ve kimseleri, sistemli şekilde, gözaltında tutarlar. Ayrıca bakınız: "interior guard" {i} emniyet (silah) {i} muhafızlar Her yerde silahlı muhafızlar vardı. - There were armed guards everywhere. Ulusal Muhafızlara katılmaya karar verdim. - I've decided to join the National Guard. {i} İng. (trende) biletçi bekle mek {f} gözetmek {f} tutmak (dil) {i} gözetim dikkat etmek uyanık bulunmak {f} (bir tutukluyu) gözetim altında tutmak {i} basketbol gard {i} uyanıklık {i} gardiyan Gardiyan Tom'u yakaladı. - The guard grabbed Tom. Gardiyanlar Tom'u görmedi. - The guards didn't see Tom. boks gard korkuluk (Askeri) puntel savunma duruşu tente tutmak dil muhafaza altına almak korucu ihtirazi muhafaza

1 ay önce

https://www.duolingo.com/Akif895949

Koruma, araci durdurdu. Dogru degil mi?

5 gün önce