"The week ends tomorrow."

Çeviri:Hafta yarın bitiyor.

October 8, 2014

35 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/kulekci

"Hafta yarin sonlanir" olmaz miydi?

October 8, 2014

https://www.duolingo.com/profile/ErolCavlaz

Yarın hafta sonu

August 3, 2015

https://www.duolingo.com/profile/xewnek

yarın hafta sonu dedim olmadı

January 1, 2016

https://www.duolingo.com/profile/StellaMerlo

Yarın hafta sonu= Tomorrow is weekend.

August 27, 2016

https://www.duolingo.com/profile/postaci82

sanırım "yarın hafta sonu" bir isim cümlesi.buradaki ise fiil cümlesi yani bir testipten ziyade bir yapma-etme durumu söz konusu.

July 13, 2016

https://www.duolingo.com/profile/fatih777

''Yarın haftanın sonudur.'' Kabul etmedi

March 30, 2015

https://www.duolingo.com/profile/KaraHela

Senin dediğin "Tomorrow is end of the week" gibi bişi olur

February 22, 2016

https://www.duolingo.com/profile/Alper4458

Neden ends oldu ?

February 16, 2016

https://www.duolingo.com/profile/feronimo1

"bu hafta yarın bitiyor" olmaz mıydı?

December 18, 2016

https://www.duolingo.com/profile/feronimo1

"bu hafta yarın bitiyor" olmaz mıydı?

December 18, 2016

https://www.duolingo.com/profile/Nezir_Dlm

This week ends tomorrow

This = Bu

October 22, 2018

https://www.duolingo.com/profile/cetinsemih

"Hafta yarın bitecek" kabul etmedi

October 9, 2014

https://www.duolingo.com/profile/kulekci

"Hafta yarın biter." olurdu sanırım.

October 9, 2014

https://www.duolingo.com/profile/ofy54

Evet olur. Ben öyle yazdım kabul etti

October 25, 2014

https://www.duolingo.com/profile/toprak2276

(Bitecek) gelecek zaman olsaydi olurdu..genis zamanda ( biter ) olur

November 19, 2014

https://www.duolingo.com/profile/woodyinho.

aynısı he returns tomorrow için de geçerli olurdu o zaman tamamen saçmalık

October 17, 2017

https://www.duolingo.com/profile/jelibonlupasta13

O gelecek zaman. Bu geniş zaman cümlesi ama..

February 1, 2015

https://www.duolingo.com/profile/UmutKonuklu

evet dalgınlıktan yanlış yazmışım

July 4, 2015

https://www.duolingo.com/profile/UmutKonuklu

Bitecek gelecek zamandir. Oysa cumle genis zaman cumlesidir

April 27, 2015

https://www.duolingo.com/profile/StellaMerlo

''Hafta yarın bitecek=The week will end tomorrow'' olurdu.

August 27, 2016

https://www.duolingo.com/profile/ARES61

Sonlanirla sona ererin ne farki var

November 8, 2014

https://www.duolingo.com/profile/SelmanCAN

Yarin haftasonudur yaptim ya :$

December 21, 2014

https://www.duolingo.com/profile/BarborosHa

Yarin haftanın son günü desek olur mu sonucta anlatilmak istenen ayni ?

April 12, 2015

https://www.duolingo.com/profile/kulekci

Senin söylediğin "Tomorrow is the last day of week." gibi bir şey olur sanırım.

May 10, 2015

https://www.duolingo.com/profile/metinsahin1

Hafta nin sonu ile bitmesi aynı anlamdir end zaten son demek degil mi

May 10, 2015

https://www.duolingo.com/profile/BoySmiler1

Hafta yarın bitecek olmazmi? Şu gelecek zaman geniş zaman falan onları anlayamıyorum ve yapamiyorum tek sorun o -_-

July 4, 2015

https://www.duolingo.com/profile/StellaMerlo

Geniş zaman=

I, You,We,They= Fiil +yalın

He,She,İt= Fiil+s takısı (''ends'' gibi)

Veya fiil yoksa ''-s'' takısı yerine

I=am

You,we,they=are

He,she,it=is ex.''I am a student''

Şimdiki zaman=

I,You,We,They = Özne+are+Fiil-ing takısı (We are coming)

He,she,it= Özne+is+Fiil-ing takısı (She is coming)

Gelecek zaman=

Bütün özneler= Özne+will+ fiil (I will come to your home,he will..... vs.)

Geçmiş zaman=

Bütün özneler=Özne+fiil -''d'', ''-ed'', ''-ied'' veya irregular verbs (düzensiz fiiller) ekleri

Fiil yoksa=Özne+was+isim

Ex. ''I came home'' (Buraya comed Asla gelemez!)

Ex. ''He was a student''

Ex.'' Tina studied English exam''

Ex.'' They worked two hours''

Ex. ''I saved this message today'' (Save+d)

Ex. ''We ate thirty fruits yesterday'' (Eat>>Ate)

August 27, 2016

https://www.duolingo.com/profile/Saim_Yakuti

Diğer soruda summer ends today e yaz bugün bitiyor yazdığımda kabul etmedi ama bu cümlenin çevirisi biter değil bitiyor ??!?

October 16, 2015

https://www.duolingo.com/profile/MemduhBaba

Hafta sonu yarın son bulur

November 10, 2015

https://www.duolingo.com/profile/Betilkirboz

Yarın hafta biter, neden kabul edilmiyor. Doğru yanıt bitecek" olarak verilmiş. bitecek olduğunda gelecek zaman olmuyormu. Konu geniş zaman ?

February 10, 2016

https://www.duolingo.com/profile/postaci82

end neden son bulmak olmuyor.fark nedir?

July 13, 2016

https://www.duolingo.com/profile/ogstr97

oldukça dikkat gerektiren bir cümle olmuş. resmen dökülmüş millet. bir kere weekend ayrı yazılmış ben işkillendim açıkçası.

September 12, 2016

https://www.duolingo.com/profile/mustafakab558167

Yarın haftanın sonu

July 23, 2017

https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

hafta yarın biter/bitiyor.

June 19, 2018

https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

end teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı {f} sona ermek Öyle sona ermek zorunda değil. - It doesn't have to end like that. Öyle sona ermek zorunda değildi. - It didn't have to end like that. {f} son vermek Sami kendi hayatına son vermek istedi. - Sami wanted to end his life. Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı. - He tried in vain to put an end to their heated discussion. bitmek Tatil bitmek üzeredir. - The vacation is close to an end. Hastane inşaatı bitmek üzere. - The construction of the hospital is about to end. son bulmak sona erdirmek Eisenhower, savaşı sona erdirmek için mücadele etti. - Eisenhower had campaigned to end the war. Japonya, Kore için herhangi bir Rus tehdidini sona erdirmek istiyordu. - Japan wanted to end any Russian threat to Korea. bitirmek Bu kavgayı bitirmek istiyorum. - I'd like this fight to end. Sami hayatını bitirmek istedi. - Sami wanted to end his life. {i} uç NASA Galileo'nunkine benzeyen jeneratörler taşıyan 22 uzay uçuşunun üçünün kazayla sonuçlandığını söylüyor. - NASA says three of 22 space missions that carried generators similar to Galileo's ended in accidents. Tom ve Mary koltuğun zıt uçlarında oturdular. - Tom and Mary sat at opposite ends of the couch. son Derinleşen ekonomik krizin görünürde bir sonu var mı? - Is there any end in sight to the deepening economic crisis? Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak. - There will be an economic crisis at the end of this year. {i} taraf Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir. - The two sides must reach an agreement in principle by the end of June. Tom havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü. - Tom dog paddled toward the shallow end of the pool. {i} sonuç Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır. - It was obvious to everyone that the marriage would sooner or later end in divorce. NASA Galileo'nunkine benzeyen jeneratörler taşıyan 22 uzay uçuşunun üçünün kazayla sonuçlandığını söylüyor. - NASA says three of 22 space missions that carried generators similar to Galileo's ended in accidents. {f} son ver Ben tartışmaya bir son vermek istiyorum. - I want to put an end to the quarrel. O, bir köprüden atlayarak hayatına son verdi. - He ended his life by jumping off a bridge. mütemadiyen (Bilgisayar) dur Sıranın sonunda durdum. - I stood at the end of the line. Yağmurun durmasını bekleyelim! - Let's wait for the rain to end! nokta koymak öldürmek bitiş noktası bitiş Şartlı Tahliye bitiş günüm yakındır. - The end of my probation period is nearing. Bitişi çok daha ilginçtir. - The ending is much more interesting. art Açık artırma pazartesi sona eriyor. - The auction ends Monday. Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar. - Tom receives a certain amount of pocket money from his wife every week. He puts whatever remains at the end of the week into his piggy bank. nihayete ermek işsiz gayesiz {i} mec. ölüm, son son kısım erek bitiş çekidi son çekit uç çekit amaç Atom enerjisi barışçıl amaçlar için kullanılabilir. - Atomic energy can be used for peaceful ends. bitim Oyunun bitimiyle birlikte müthiş bir sevince büründük. - As soon as the game ended, we became overjoyed. O, filmin bitiminde çok farklı. - She's very different at the end of the movie. {f} bit Bu yaz tatili çok çabuk bitti. - The summer vacation has come to an end too soon. Onların tartışması sonunda berabere bitti. - Their argument eventually ended in a draw. {i} ölüm Onun ölümü tarihimizde bir dönemin bitişini gösterir. - His death marks the end of a chapter in our history. Hikaye onun ölümü ile sona erer. - The story ends with his death. {i} akıbet {i} kafa Kafamız allak bullak olmuş durumda. - We're at our wits' end. (Tekstil) Dokuma kumaştaki tek bir çözgü ipliği {f} ölmek Sonunda ölmek istemiyorum. - I don't want to end up dead. encam {i} kalıntı {i} so {i} gaye, amaç; niyet, maksat {f} sonuca ulaşmak {f} yok etmek {f} sonuçlanmak Yaklaşık olarak her dört evlilikten üçü boşanmayla sonuçlanmaktadır. - About three out of every four marriages end in divorce. Onun gibi sonuçlanmak ister misin? - Do you want to end up like her? (Tıp) (o) içinde içine (Tıp) Son, uç, herhangi bir oluşumun sonu veya ucu sonuç netice end for end uçları ters çevrilmiş tam pruvada meram baş İyi başlayan iyi biter. - A good beginning makes a good ending. Sonunda başaracaksın. - You will succeed in the end. end onbaş başa at loose ends end to endsıra ile veya uç uca dizilmiş Son / durdur / bitir (Tekstil) 1. uç 2. son bitme Tatil bitmek üzeredir. - The vacation is close to an end. Onun bitmeyen masallarından sıkıldım. - He bored me with his endless tales. {i} izmarit tos vuruşu gibi baş başa kalkmak arka Kimin arkadaşlara ihtiyacı var! Onlar sonunda sana ihanet edeceklerdir sadece. - Who needs friends! They'll just betray you in the end. Arkadaşlığımızı bitirmeye karar verdim. - I've decided to end our friendship. tamam olmak (Bilgisayar) end mahvetmek hedef Sonunda hedefine ulaştı. - She has finally achieved her end. Günün sonunda, hedefler basittir: emniyet ve güvenlik. - At the end of the day, the goals are simple: safety and security. (Bilgisayar) durdur Sevilmek, tüketilmektir. Sevmek tükenmez yağ ile ışık vermektir. Sevilmek, varlığı durdurmak, sevmek katlanmaktır. - To be loved is to be consumed. To love is to give light with inexhaustible oil. To be loved is to stop existing, to love is to endure. Kim faturayı ödemeyi durdurdu? - Who ended up paying the bill? dikine neticelenmek (Bilgisayar) bitir Toplantıyı bitirmemizi önerdim. - I suggested that we bring the meeting to an end. Hakem maçı bitirmek için düdüğünü çaldı. - The referee blew his whistle to end the match. dip Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu. - Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict. Müzakerelerin amacı, iki ülke arasındaki en kötü diplomatik krizin sona ermesi. - The negotiations are aimed at ending the worst diplomatic crisis between the two countries. sona ucu

June 19, 2018
Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.