1. Forum
  2. >
  3. Konu: English
  4. >
  5. "He has felt something."

"He has felt something."

Çeviri:O bir şey hissetti.

December 17, 2014

4 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/kuzeykutbu

O bazı şeyler hissetti neden olmuyor :/


https://www.duolingo.com/profile/elif529170

Çoğul kullanmışsın


https://www.duolingo.com/profile/Eco287

something bazı şeyler demek değil mi


https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

something teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı birşey

Bu öğleden sonra Tom'un birşeyler yapmasına yardım edeceğim. - I'm going to help Tom do something this afternoon. Yarın sabah Tom'un birşeyler yapmasına yardım etmeliyim. - I have to help Tom do something tomorrow morning. {i} bir şey Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler. - Some doctors say something to please their patients. Bana yapacak bir şey ver. - Give me something to do. biraz O, oryantal sanatında birazcık uzmandır. - He is something of an expert on oriental art. Biraz geç olduğunu biliyorum ama şimdi uğramamın bir sakıncası var mı? Seninle tartışmam gereken bir şeyim var. - I know it's kind of late, but would you mind if I came over now? I have something I need to discuss with you. {i} önemli bir şey Önemli bir şey biliyor gibi görünüyor. - She seems to know something important. Tom Mary'ye önemli bir şey söylemek istedi. - Tom wanted to tell Mary something important. falan Sen bir polis falan mısın? - Are you a cop or something? Bir pizza falan sipariş edebiliriz. - We could order a pizza or something. bir parça şey olağanüstü bir şey Olağanüstü bir şey görmek istiyor musun? - Do you want to see something extraordinary? (hiç yoktan iyi) bir şey {i} 1. bir şey: She wants something brighter. Daha frapan renkli bir şey istiyor. Can I get you something to drink? Size içecek bir şey bir şey: She wants something brighter. Daha frapan renkli bir şey istiyor. Can I get you something to drink? Size içecek bir şey birşeyler Bu öğleden sonra Tom'un birşeyler yapmasına yardım edeceğim. - I'm going to help Tom do something this afternoon. Yarın sabah Tom'un birşeyler yapmasına yardım etmeliyim. - I have to help Tom do something tomorrow morning.

Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.