Duolingo, dil öğrenmek için dünyadaki en popüler yollardan biridir. En önemlisi, %100 ücretsizdir!

https://www.duolingo.com/ramsesrg

tüm kelimeler

Vocabulary

boy oğlan erkek çocuğu I ben woman kadın girl kız çocuğu kız a Belirsiz harfitarif olan 'a' ve 'an' bahsedilen şeyin belirli olmayan 'herhangi' bir nesne olduğunu belirtir. bir man erkek insan adam bird kuş girls kızlar kız çocukları yesterday Dün took çektin almış almak aldı (geçmiş zaman) götürmek götürdün aldım sürdü götürmüş piece tane eser piyes parçayı parçası parça eserin eat yemek yeriz yedikten ye yer it o ona onu rained yağmur yağdı yağdı sandwiches sandviçler none hiçbiri hiçbir or ya da yoksa veya have var sahip (to have) sahip olmak "perfect tense" için yardımcı fiil any herhangi hiç herhangi bir party parti partiye teacher öğretmen do yapmanız yapmak etmek of -(n)in -(n)ün -(n)ın -(n)un them onları onlara november Kasım is var 'Olmak' fiilinin 3. tekil kişi hali. olmaktan in içindedir -de/da/te/ta içinde içerdeler içerideler seventeen on yedi scissors makasım makaslar makas together beraber birlikte america Amerika tomorrow yarın yarına the near yanındaki yakınında yakın yanındadır my benim arrive varmak normally normalde church kilise we biz enemy düşmanı düşman an Belirsiz harfitarif eğer sesli harfle başlayan bir kelimeden önce gelirse ses uyumu için 'a' yerine 'an' kullanılır. bir comes gelir he 3. tekil şahıs olan 'O'nun erkek versiyonu. o onun she 3. tekil şahıs olan 'O'nun kadın versiyonu. o drank içmek presents hediyeler sunar soon yakında into -e/-a içine not değil değildir değilsin yok opens açar açılır approximately yaklaşık tahminen yaklaşık olarak neredeyse italians italyanlar answer cevap yanıtlamamı cevabını different değişik farklı at -de/da/te/ta and ve ile gray gri restaurant lokanta restoran europe Avrupa'yı Avrupa february şubat'tan şubata Şubat germany Almanya read (to read) okumak okurlar okurum are olmaktan olduğunu Olmak fiilinin 2. tekil, 1. çoğul, ve 3. çoğul çekimi. newspapers gazeteler gazetelere by -de/da/te/ta (-e/a) kadar kenarında ile yanındadır yanında wanted istedim istedi istemek international uluslararası minimum asgari minimum all bütün hepimiz her tüm has (to have) sahip olmak 'to have'in 3. tekil şahıs çekimi sahiptir var looked bakmak baktık me ben beni bana benim section ünitede bölüm for için olarak (zaman)-dır boyunca more daha daha çok fazlasını daha fazla offer teklifini teklif ikram etmek teklif et teklif etmek sunmak victims kurbanlar also da ayrıca de sandwich sandviç sandvici beat vurdu yendi dövdü yenmek vurmak does eder yapar winter kışı kış they onlar ask sormamız sorarım sormak example örneğine örnek as -ken gibi olarak her ona (dişi) onu(dişi) o (dişi) onun (dişi) ondan (dişi) these bunlar bu take alın çektin almış alırsın götürürler almak alırım götürmüş al götür least en az house eve evindeyken ev evini evi on üstüne üzerinde -de/da/te/ta üzerine üzerindeki üstü üstünde üzerinden milk sütten sütü süt its onun searches aramak arar told dedi anlatmak söyledim söylemek söyledin cat kedi kediyi kedisi kedinin drinks (o) içer see görün görmemize görüşmek görüşürüz (to see) görmek görmedim gör ship gemi gemisi anybody herhangi biri kimseyi kimse drive araba sürmek araba kullanmak sürmek committee komitesi komite important önemli fail başarısızlığa uğramak study okumak çalışma ders çalışmak there oraya orası ora orada yard bahçeye avlu bahçe bahçesindeyim duck ördek legal hukuki legal yasal where nere neresi nerede neredesiniz knowledge bilgi you sizi siz sizin seni senin sen sana size without olmadan olmadığından -sız living yaşayan yaşıyor about ilgili hakkında hakkındaki neredeyse konusunda talked konuştum konuşmak konuştu watched izlemek izledim izlediler izledik seyretti because çünkü için stayed kaldı kaldılar kalmak (geçmiş) to kadar ile -e/a his onun someone birisinin birini birisi biri else başka same aynı aynısını explained açıklamak açıkladı opened açılmak açıldı açtı açmak açtım fell düşmek düştüm düştü seemed görünüyordu (geçmiş zaman) görünmek göründü appeared belirdin (geçmiş zaman) belirmek (geçmiş zaman) görünmek (geçmiş zaman) ortaya çıkmak göründü answered cevap vermek cevapladı cevaplamadı cevaplamak stopped durdu durdurmak durmak durdurdu that -ki şu o ona ki şunu onu impossible olmaz imkansız eats (o) yer yemek yemek yemek drink içki (to drink) içmek içer içerse içmez içtiğim içiniz içersiniz bread ekmeği ekmek water su suyun suya sularda apple elma elması fill doldur doldurmak so bu yüzden yani öyle leaves ayrılır yapraklar bırakır everything her şeyi her şey reserve ayırtmak adds toplar toplama yapmak eklemek ekler with -le/-la birlikte ile tells söyler anlatır mix karıştırmak karıştırın puts koyar bırakır him ona (erkek) o onu (erkek) watches kol saatleri saatler seyreder believes inanır fish balık balıklar balığı balıkları such diye öylesine o kadar öyle likes sever hoşlanmak sevmek know tanıdığım bilmek bil! biliyorum bil bildiğin both hem her ikisi ikisini ikisi another bir başka başka bir each her white beyaz beyazlardır more
other diğer öteki öbür başka coffee kahveyi kahveme kahvesi kahvemiz kahve something bir şey sugar şekerimiz şekere şekeri şeker dogs köpekler köpeklerden tower kule kuleyi cinema sineması sinema towers kuleler kuleleri avenue bulvardır yol bulvarda cadde bulvar sokak corner köşe border sınırı sınır route yol yoldan rotanın güzergah rota work iş eser çalışmak eserin çalışma çalışmamızın işini işim çalışır çalışırız çalışırım işine çalışmayız çalışmasına işi sees görüyor (to see) görmek (o) görür go çıktığı gideriz git gider farm çiftlik tarla walk yürü yürümek after sonraları sonra north kuzey horses atlar zoo hayvanat bahçesi square kare meydan meydanı lunch öğle yemeği shoe ayakkabı ayakkabının clothes elbiseler elbiselerin giysiler kıyafetleri giysileri kıyafetler dress elbiseyi elbisen elbise elbisesi suit takım takım elbise wear takar giyeriz (to wear) giymek hat şapkayı şapkanın şapka skirt eteğin etek pants pantolonun pantolonlarınız pantolonlar pantolon pantolonların men adamlar insanlar erkekler shoes ayakkabılara ayakkabıları ayakkabılar ayakkabı hats şapkalar 's
wears takar giyer bedsheets yatak çarşafı çarşafların çarşaflar through içinden bitirmek boyunca aracılığıyla knife bıçağına bıçak bıçağı bıçağım always her zaman hep daima red kırmızı thing şeyi şeyin şey walls duvarlar duvarları wall duvarı duvara duvar basket sepet chair sandalyenin sandalyeyi sandalye sheet çarşaf örtü çarşafın kağıt sayfa says söyler (o) der söylüyor diyor boys oğlanların erkek çocukları oğlanlar oğlanları women kadınları kadınlar newspaper gazete gazetenin gazeteyi gazetesi reached (geçmiş zaman) uzanmak ulaştı (geçmiş zaman) ulaşmak showed gösterdim (geçmiş zaman) göstermek gösterdi won kazandılar kazandı her entered (geçmiş zaman) girmek girdik girdin finished bitti bitirdiler bitirdin bitirmek bitirdik introduced tanıştırdı tanıştırmak tanıttı happened oldu gerçekleşti wishes diler dilekler creates yaratır menu menü menüsü menüyü put koyun koyarsın (put on) giymek koymak koydu introduce tanıştırın tanıtmak tanıştırmak reserves ayırtır food yemeğin yemek yiyecekler yiyecek yemeği demands talep etmek gives verir sum toplam fifty elli fourteen on dört fifteen on beş thirty otuz eleven on bir amount miktarını miktar hundred yüz over bitti üzerinde üzerindeki üzerinden son thirteen on üç thousands binlerce returned (geçmiş zaman) geri dönmek (geçmiş zaman) iade etmek (geçmiş zaman) dönmek (geçmiş zaman) geri götürmek performed (geçmiş zaman) performans göstermek (geçmiş zaman) konser vermek (geçmiş zaman) gösteri yapmak well iyi kept devam etmek sakladım (geçmiş zaman) saklamak tuttu sürmek (geçmiş zaman) tutmak sakladı knew bilmek biliyordu tanımak biliyorduk tanıyorduk felt hissettik (geçmiş zaman) hissetmek hissetti supported destekledi destekledim who kiminlesin kim kimler decided karar vermek karar verdik died ölmüş ölmek öldü turned yaşına girdi (geçmiş zaman) dönüşmek (geçmiş zaman) döndürmek çevirdi döndü döndürdü (geçmiş zaman) dönmek this bunu buna bu bunun us bizi bize tried denedim denedi denedik çalışmak informed bilgilendirdi haber verdi gave verdi vermek thought düşünmek düşündük düşündü düşündüm later daha sonra sonra book kitap yet daha oysa henüz hala wrote yazdım yazdı your sizin senin lost kaybetmişiz kaybettin kayıp kaybettim kaybetti came gelmek geldi geldik geldim started başlamak başladık başladı called aramış aradı aradılar çağırmak (geçmiş zaman) aramak çağırdı three üç strawberry çilek children çocuklar made yaptın yaptı yaptım yapılmış yaptık used kullandık kullandın kullandı found buldular bulduk buldu (geçmiş zaman) bulmak bulunan bulmuş that
juice (meyve) suyu born doğmak doğmuş doğdum doğar left (geçmiş zaman) terk etmek kalktı bıraktılar (geçmiş zaman) bırakmak bıraktım (geçmiş zaman) (taşıtlar) kalkmak sol never hiçbir zaman hiç asla loves seviyor sever sevmek no hayır hiç yoktur nobody hiç kimse kimseyi kimse played oynadım oynadı çaldık çaldı oynadık heard duydu duyduk said dedi dedim söyledi dediği breakfast kahvaltıdan kahvaltı kahvaltını listened dinledin dinlemek dinledim recently bu aralar son günlerde yakınlarda şu sıralar ate yedik yemek yedi every her chicken tavuğunuz tavuk tavuğu had (geçmiş zaman) sahip olmak vardı saw görmek gördü gördüler gördüm görmedik gördük along boyunca all touched dokundu dokunduk dokundum dokunmak liked beğendi beğendim hoşlandım beğendik hoşuma gitti walked (geçmiş zaman) yürümek yürüdük loved sevmedim sevdiğini sevmek sevdi sevdim cooked pişirmek yemek yapmak pişirdi last geçen son dün was idi olmak (geçmiş zaman) olmamdan went gitmek gittim gitti gittiler meat eti et were olduğunu spoke konuştum konuştun konuşmak this
report rapor writes to write (yazmak) (o) yazar six altı what kaç neye ne here burası burada bura buraya burayı buradan işte meaning anlam anlamını pages sayfalar objective hedefi objektif amaç amacına hedef history tarih takes alır almak götürmek götürür teaching öğretim öğretimine öğretmeyi öğretmek training antreman eğitim antrenman eğitimi documents belgeler evraklar evrakları dokümanlar belgeleri dokümanları page sayfayı sayfa sayfası explanation açıklaması açıklamam açıklama açıklamayı university üniversite üniversiteyi lecture ders dersi professor profesörü profesör presentation sunum sunuma sunumunu supports destekler continues devam eder asks sorar assumes farz eder our bizim magazine dergi dergiyi magazines dergiler mecmualar dergilere need ihtiyacınız ihtiyacın lazım ihtiyacı ihtiyaçları gerekli ihtiyacı olmak ihtiyaç gereken ihtiyacım ihtiyacımız engine motorum motor paper gazete kağıdı makale kağıt kağıdın pan tavada tava perfect kusursuz mükemmel english ingiltereli İngilizceyi İngilizceden İngiliz İngilizce miss özlemek kaçırmak like canın istemesi hoşlanmak hoşlanırım hoşlanırız hoşlanırsın hoşlanır hoşlanıyorum gibi gibiyim beğeniyorum sevmek severiz beğenir seversiniz severim gibidir lives canlar yaşar follows takip eder ten on birds kuşlar kuşları kuşlardan looks bakar görünmesini dog kopeği köpeğe köpek appear görünmek görünür sad üzgün üzücü count saymak sayılmak agree katılmak sometimes bazen gets alır contains içerir wine şarap şarabı calls arar uses kullanır respect saygı duymak saygı salt tuzum tuz chinese çince çin çinli note notası not nota dinner akşam yemeği programs programlar school okul studies çalışmalar inceler ders çalışır teachers öğretmenler pen kalem two iki pens kalemler tükenmez kalemler education eğitim eğitimi program programı programını programa program third üçüncü numbers sayıların sayıları rakamlar sayılar numaraları five beş number numaralı sayısını sayı sayıdır numara first ilk birinci million milyon milyonluk during -de/da/te/ta sırasında boyunca much çok fazla pek how nasıl ne kadar many tane çok birçok elephants filler fillerden less daha az nine dokuz seven yedi eight sekizinci sekiz one insan kimse biri bir bir tane enough yeteri yeter yeterince yeterli four dört please lütfen apples elmalar cats kediler kedileri kedilerin come gel gelmek gelin want istemek some biraz bazı bir find bulana bulmak fruit meyveyi meyvesi meyve pair çift half yarı yarısı buçuk yarım majority çoğunluk total toplam meter metre fourth dördüncü per başına average ortalamayı ortalama meal yemeğinden öğüne yemek yemeği öğün anything herhangi bir şey hiçbir şey everyone herkes herkesi herkese afraid
few birkaç nothing hiçbir şey everybody herkes herkesi herkese like
those onlar şu o şunlar hello Selam Merhaba Alo (telefonda) those
love aşk sevgisini sevgi sevmek seversin sevmesini which Hangi ours bizimki bizimkidir bizim these
one european avrupai avrupa avrupalı american Amerikan Amerikalı already zaten çoktan around civarında etrafında çevresinde speak (to speak) konuşmak konuşuyoruz turns dönmek döner turn dön dönün dönmek study
italian İtalyan italyanca left
south güney open açmasını açarız açmak açın açık açınız abroad yurt dışı yurt dışına england İngiltere still hala french Fransızca Fransız from -den/-dan thanks Teşekkürler yes evet china Çin france Fransa starts başlar journey yolculuğa seyahat yolculuktan departure kalkış subway metro metrosu germans Almanlar return dönmek bridge köprü sleeps (o) uyur flight uçuş uçuşa uçuşu adventure macera serüven plane uçağa uçak uçağı yellow sarı sarıdır adventures maceralar road yol yolu yoldan vehicle araç wrong yanlış map haritayı harita spanish İspanyol İspanyolca boat bot tekne guide rehber rehberi backpack sırtçantası visit ziyaret motorcycle motosiklet think düşünmek düşün! düşünüyorsun düşünün düşünürsün düşün when -ince ne zaman zaman airplane uçak uçağı suitcase valiz bavulu bavulumu bavul bicycle bisiklete bisikleti bisiklet bus otobüsü otobüse otobüs which
cars otomobiller arabalar arabaların train treni tren travel seyahat seyahati seyahat etmek gezmek yolculuk etmek travels seyahat etmek between arasında arasındaki car arabanın arabayı araba otomobil trains trenler trenleri allows izin verir their onların sets belirler kurar announce duyurmak delivers dağıtır fits sığmak sığar uyar book kitap kitabıyla kitaptır kitaba kitabı sing şarkı söylemek tries dener cuts keser produces üretir receives kabul eder teslim alır almak thinks düşünür cheese peynir peyniri easily kolayca wins kazanır visits ziyaretler ziyaret eder tonight bu gece explains açıklar feels hisseder hissetmek serves servis yapar hizmet eder görev yapar say demek söylemek demem that
talks konuşur bahsetmek finds bulur bulmak counts sayar hate nefret etmek nefret deliver teslim etmek dağıtmak begins başlamak beer bira helps yardım etmek spend harcarım harca harcamak geçirmek import ithal ithal etmek much
knows bilir tanır biliyor fly uçar uçmak too da çok fazla de signs imzalar produce üretmek appears görünür dry kurulamak kuru serious ciddi mouse fare police polisi polis polisler couple çift people insan kişi insanlar village köy köylerden relationship ilişkisi ilişkiyi ilişki ends biter victim kurban lady hanımefendi hanımı hanım animals hayvanlar humans insanlar talk konuş konuşuyoruz (to talk) konuşmak youth gençler gençlik cultures kültürleri kültürler culture kültürdedir kültüre kültürü kültür foundation temel kurum vakıf kurumu conference konferansı konferansına konferans population nüfus friend arkadaşım arkadaş arkadaşımız arkadaşının arkadaşını enemies düşmanlar düşmanları public halk halkı girlfriend kız arkadaş boyfriend erkek arkadaş no
baby bebek bebeğiniz bebeğin green yeşil toothbrush diş fırçası powder tozu pudra toz flag sancak flama bayrak chain zincir zinciri zincire kolye roots köklerin kökleri kökler root kökü kök comb tarak fırça tarağını tarağa novel romanı romanını roman what
motor motorum oil petrol yağ object nesneyle obje nesnenin nesne personal kişisel machine makinesini makinenin makine makinesi objects nesneler string ip tel dizi glass bardağı bardak cam bardağın kadeh phone telefonunu telefonu telefonuna touch dokunurum dokunmayı dokunur dokunmak dokunurlar bell çan zili zil cup fincan fincanı fincanımız kupa key anahtarını anahtar anahtarı black siyah kara keys anahtarlar anahtarlarını anahtarları pool havuz havuza roof çatıyı çatı çatısı çatının play çalarsın çalmak oymayı oynarlar çalarsınız oynar oyna oynamak oynamasına oynarsınız çalarız çalar çalarım çalarlar oynarız sponge süngerim sünger süngere cabinet dolap kabin dolabın letter mektubu harf mektup colorful renkli rengarenk bag çanta çantanın çantayı telephone telefonunu telefonu telefon telefonuna telefonumdan telefona umbrella şemsiye şemsiyemin şemsiyeyi umbrellas şemsiyeleri şemsiyeler sleep uyurum uyu [emir kipi] uyumak uykudan under altındaki altındasın altına altında altındadır altı floor kat zemin yer toothpaste diş macunu works çalışmak tv televizyon razor tıraş bıçağı jilet boxes kutular screen ekran mine benimkiler benimki benim makes yapmak yapar sağlar wallet cüzdanım cüzdanı cüzdan cüzdanın box kutuyu kutuya kutu kutunun kutusu open
door kapının kapısının kapıyı kapı kapısı soap sabun sabununu watch saat kol saati kol saatini saati sofa kanepenin kanepe kanepeyi kanepemiz koltuk lamp lambası lamba lambayı battery pili batarya pile pil desk çalışma masası sırayı sıra masa masasının mirror aynayım ayna radio radyoya radyo radyoyu clock saat saate saatin cellphone cep telefonu pink pembe pembedir mirrors aynalar window pencerededir cam pencere pencereye pencereyi television televizyon televizyona televizyonuna televizyonun computer bilgisayar bilgisayara bilgisayarı table masanın masasında masa masayı masasının bed yatağı yatağa yatak spoon kaşık kaşığı bottle şişe şişeyi bowl kasenin kase çanak words sözler kelimeler needs ihtiyaçları present sunmak special özel spesyal institute kurum enstitü kurumu kuruluş practice alıştırma pratik uygulama muayenehane wants (o) ister idea görüş fikir düşünce ideas fikirler fikirleri düşüncelerini düşünceler tests testler sınavlar test sınavı sınav test application başvurusu başvuruyu başvuru uygulama applications uygulama give vermenizi verin veriyorsun vermek veririm ver today Bugün bugünkü bügün course kursun kursuna kurs ders library kütüphaneyi kütüphane port limandır liman iskele towns kasabalar şehir kent kasaba prison cezaevinin cezaevi hapishane cook aşçı pişirmek yemek yapmak aşçıyı community topluluğuz topluluk topluluğuzdur toplum speaks (o) konuşur palace saray saraydır little küçüktür minik küçük az town kasaba museum müzedir müze müzeyi müzenin coast sahil military askeri ordu station istasyon istasyonunda istasyonun valley vadinin vadi swim yüzmemize yüzmesine yüzer (to swim) yüzmek yüzerler brown kahverengi inside içinden içeriye içindeki içi içini iç içeri zone dilim bölge kuşak alan ground zemin yere yer garden bahçeye bahçesi bahçeleri bahçe region bölge bölgenin bar bar bank banka front
regions bölgeler beautiful güzel banks bankalar island adadır ada department bölümünü departman bölümdesin departmanını bölüm room odayı oda market pazar sektör çarşı piyasa park park parkın markets piyasalar address adres building bina yapı binaya buildings binaları yapılar binalar walks (o) yürür (to walk) yürümek office ofis center merkezidir merkez merkezi area bölge bölgede alan areas alanlar home eve ev site mekan websitesi mevki site street sokaktaki sokağı cadde caddeden sokakta caddeyi sokak churches kiliseler country ülke ülkedir ülkeyi ülkeyiz ülkesine place mekan yerden koymak ev yerde yeri yer yerleştirmek mekanın airport havaalanı havaalanında havalimanı havalimanına city şehir şehri kent castles kaleleri kaleler castle kale kaleyi dirty kirliler kirli pis streets sokaklar caddeler beach plajda kumsalı kumsal plaj kumsala sahil hotel otel oteli goes çıktığı gitmek bathroom banyo banyoyu lavabo banyoda banyodan kitchen mutfaktasın mutfağın mutfağını mutfakta mutfağı mutfak mutfağımız hear duymak neither ne nor necessarily ille de şart clearly açıkça net açık definitely kesinlikle run koşmak koş koşmasına koşarım slowly yavaş yavaş yavaş ağır ağır yavaşça perfectly mükemmel bir şekilde mükemmel anywhere herhangi bir yer hiçbir yer twice iki defa iki kez iki kat iki sefer iki kere possibly muhtemelen exactly tam olarak completely tamamen late geç almost neredeyse especially Özellikle generally genellikle plays oynamak finally sonunda why niye niçin neden far uzaklıkta uzakta uzak currently şu anda usually çoğunlukla genelde genellikle ever her zaman hiç zamanki away uzağa uzakta uzak again tekrar yine yeniden really gerçekten even bile very çok tea çayı çay çayımız however ama alive canlı hayatta just az önce demin henüz hemen sadece tam

3 yıl önce

7 Yorum


https://www.duolingo.com/ramsesrg

tablo halinde nasıl atılır bilemiyorum onun için böyle gönderdim

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/ramsesrg

dosya ekleme nasıl yapılır bilen varsa dosya halinde yardımcı olabilirim.

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/mburak07

bu nedir?ne işe yarıyor?

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/Sukru_Dasdemir

Sevgili Ramsesrg, mail olarak atar mısın bana?

3 yıl önce

https://www.duolingo.com/dermaan

bunları sen mi hazırladın

2 yıl önce

https://www.duolingo.com/rwx75

işsizsin sanırım üzüldüm

1 yıl önce