1. Forum
  2. >
  3. Konu: English
  4. >
  5. "We have tried to go."

"We have tried to go."

Çeviri:Biz gitmeyi denedik.

August 1, 2015

9 Yorum


https://www.duolingo.com/profile/Sompaliton

denemeye gittik neden olmadı


https://www.duolingo.com/profile/Ektoraskan

O zaman asıl eylem gitmek oluyor. Dolayısıyla ilk o söylenir.

Okula gittik = We went to school.

Denemeye gittik = We went to try.


https://www.duolingo.com/profile/sena1zeynep

biz gitmeye çalıştık yazsamda olmuyor


https://www.duolingo.com/profile/zeynepgulkan

sena sen hangi senasin turkiyedenmi burdan amerikadanmi


https://www.duolingo.com/profile/HseyinMete1

Biz gitmeyi denedik.


https://www.duolingo.com/profile/Melikmaras1

nasıl bir telefuz tired sanki chlid diyor


https://www.duolingo.com/profile/Velikaraki

try teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

denemek Bunu denemek istiyorum. - I'd like to try this. Tom her zaman yeni bir şey denemek ister. - Tom always wants to try something new. {i} deneme Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar. - Older people are often afraid of trying new things. Tom her zaman yeni bir şey denemek ister. - Tom always wants to try something new. {f} çalışmak (yapmaya) {f} gayret etmek Okulda daha fazla gayret etmek zorundayım. - I have to try harder at school. {f} yargılamak yoklamak girişmek yapmaya çalışmak Böyle bir şeyi yapmaya çalışmak zaman israfıdır. - Trying to do such a thing is a waste of time. Döküm içindeki kolumla bunu yapmaya çalışmak gerçekten çok sinir bozucu. - It's just so frustrating to try to do this with my arm in a cast. girişim Şifrenizi geri alma girişiminiz başarılı değildir. Lütfen tekrar deneyin. - Your attempt to retrieve your password was not successful. Please try again. yağ eritmek kalkışma çalışmak Tom'un Rusça öğrenmeye çalışmakla ilgilendiğinden bile şüpheliyim. - I doubt that Tom is even interested in trying to learn Russian. Onu geri getirmeye çalışmak aptalca olur. - To try to bring it back would be foolish. {f} dene Niçin tenisi denemiyorsun? - Why don't you give tennis a try? İş için beni deneyin, lütfen. - Please try me for the job. sinirlerini bozmak uğraşmak Sonunda Tom'u odasını temizlemeye ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçtim. - I finally stopped trying to persuade Tom to clean his room. Ona uğraşmak anlamsız. - It's nonsense to try that. kızdırmak sıkmak {f} kalkışmak, girişmek teftiş etmek eritmek {i} çaba Ülke, dış ticaret açığını telafi etmek için çok çabalıyor. - The country is trying hard to make up for her trade deficit. Bana gelince, uluslar arası klas bir insan olmaya çabalamak yerine, açık fikirli bir dünya insanı olmak istiyorum. - As for me, instead of trying to be a cool, international man, I would like to be an open-minded earth person. {f} yormak tahkik etmek {f} sınamak tecrübe etmek {f} taşırmak (sabır) {f} tatmak {f} çalışmak, uğraşmak: They are trying to finish the project on time. Projeyi zamanında bitirmeye çalışıyorlar {f} teşebbüs etmek tetkik etmek (Tıp) Deneme, tecrübe {i} atış hakkı (ragbi) atış hakkı deney yapmak deneyimlemek deneme yapmak yeltenmek kalkmak deneeyim taşırmak


https://www.duolingo.com/profile/Gkhan633401

Gitmeyi denediğik cümlesinin tam karşılığı=》We tried to go daha doğru olmaz mı?Neticede gitmeyi denemiş olsa ya giderdi yada kaldığı için eylem sonlanmış olurdu

Günde yalnızca 5 dakika ayırarak İngilizce öğren. Ücretsiz.